Komşularla sıfır sorun! derken Kıbrısla da papaz olduk


Afrika Gazetesi’ne saldırı sonrası Kıbrıs’ın kuzeyinde gerçekleşen ve binlerce kişinin katıldığı yürüyüş…

Dış politikada “komşularla sıfır sorun” söyleminden “tüm komşularla kapışma” haline geçiş nihayet “Yavru Vatan” denilen Kıbrıs’a da sirayet etti. Türkiye’deki mevcut iktidar, “yavrusunu döven psikopat baba” görünümü vermeye başladı. Kıbrıslılar, Ada’ya sonradan yerleşen ve Kıbrıs’taki sakin hayatı altüst eden Türkiyeli faşistlere, onların Kıbrıslı işbirlikçilerine ve tamamını şımartan Türkiye’deki iktidara büyük öfke duyuyor.

Bu öfke, sağın seçimlerden daha yeni bir zaferle çıktığı, solun ise ciddi sorunlar yaşadığı KKTC’de gidişatı tersine çevirmiş görünüyor. Kıbrıslılar, cehenneme dönen hayatlarını savunmak için “direniş” mesajları vermeye başladı.

Afrika Gazetesi yazarı Faize Özdemirciler’in geçtiğimiz gün kaleme aldığı yazı bu ruh halini anlatıyor. Kimse dokunamayacak bizim suçsuzluğumuza başlıklı yazıyı aynen yayınlıyoruz:

Mine Atlı’ya, Doğuş Derya’ya…
22 Ocak 2018 itibarıyla Kıbrıs’ta ‘yeni’ ve karanlık bir dönem başladı…
Bu dönem “faşizme karşı omuz omuza” diyen yürekli kadınların, faşistlerin pis saldırıları, küfürleri ve tacizleri karşısında yoldaşları ve hatta hemcinsleri tarafından bile yalnız bırakıldıkları ve fakat faşizmle kol kola nurlu geleceğe yürüyebileceğini sanan erkeklerin yalnız olmadıkları bir dönemdir…

Bugün faşist Bertan Zaroğlu tarafından mahkeme salonunda taciz edilen avukat Mine Atlı ile yine aynı faşist tarafından mecliste taciz edilen milletvekili Doğuş Derya’yı yalnız bırakanlar, yarın faşizm kendilerinin ve yakınlarının hayatlarına da pervasızca daldığında, kaçacak delik arayacaklar, bulamayacaklar…
Bu dönem, onaylamadıkları manşetleri atan “Afrika”yı taşlayarak linç ederek hizaya getirmeyi hak sananlara hoşgörüyle yaklaşıp “gazete de o manşeti atmasaydı” diyenlerle, mini etek giyen kadınların sokakta taciz edilmesine ve hatta Türkiye’de olduğu gibi şiddete maruz kalmasına “kadın da öyle giyinmeseydi” diye yaklaşanların çoğalacağı bir dönem olacak…
Aramızda zaten kadınlar tecavüze uğradığında, illa ki tecavüzcü erkeklerin vahşetine hafifletici sebepler bulmaya meyilli erkekler hep vardı. Doğuş Derya ile Bertan Zaroğlu’nu aynı kefeye koyarak “ikisi de provokasyon yapıyor” diyecek kadar haddini aşan erkekler de vardı. Keşke bu erkeklere eşlik eden kadınlar olmasaydı ama o kadınlar da vardı…
Bu ‘yeni’ ve karanlık dönemde bunlar çoğalacak…
Hafifletici sebepler kadına yönelik tecavüzlerin dışına taşarak, şiddet olaylarının tamamında karşımıza çıkacak. Bu dönem şiddet görenleri “tahrik etmek”le suçlayıp rahatlayan ‘kahraman’ erkeklerin ve onların peşinden sürüklenen ‘kahraman’ kadınların dönemi olacak…
Bu dönem, bu ülkede “Türkiyeli-Kıbrıslı” çatışması yaratmaya yeminli iki faşistin ve benzerlerinin dönemi olacak. Bu iki faşist “Kıbrıslılar Türkiyelilere ayrımcılık yapıyor” dedikçe, Kıbrıslılar da gerçekten ayrımcılık yaptıklarına inanarak, Kıbrıslı-Türkiyeli ayırımı yapmadıklarını kanıtlamaya çalışacak…

Ama gün gelecek, ayırımı yapılacak bir şey de kalmayacak…
Bu dönem “Afrika”nın önündeki saldırgan güruhun videolarını inceleyip orada rastladıkları tanıdıklarını “Evet oraya gitti ama taş atmadı” diyerek aklamaya çalışanların kara dönemi olacak…
Bu dönem kendi anlamından kopmuş zavallı bir “hoşgörü”nün dibini bulduğumuz dönem olacak…
Hoşgörünün dibinde bizi bir cehennem bekliyor olacak…

Ama bu günler geçecek, biz de o cehennemden geçeceğiz…
Çökecek biat ettikleri o sefil saltanat…
“Bugünlerden geriye bir yarına gidenler, bir de yarınlar için direnenler” kalacak…
Ve ben bugünlerin geçeceği o güne kadar ölmezsem şayet; muhtemelen bir Şubat ortasında, Mağusa’da veya İskele’de denize karşı oturup şiirin boşuna yazılmış olmadığını anlamış olmanın direnciyle dolacağım…

Sonra Mine ile Doğuş gelecek, Gülten Akın’dan Cemal Süreya’dan şiirler okuyacağız; sonra, ya saçlarımızı rüzgarlarda savuracağız, ya da keseceğiz kara saçlarımızı kurtulacağız…
Ama “Kimse dokunamayacak bizim suçsuzluğumuza…”
(10 Şubat 2018/Afrika)
Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs’ta yayınlanan Afrika Gazetesi’ni hedef gösteren konuşması:

 Hayred
gunlukbakis

gunlukbakis

2017 Temmuzunun ikinci yarısında başladığımız yayın hayatımızda, giderek yükselen bir grafik çizme hedefindeyiz....

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: