Akşener’in partisine ‘namlı’ faşist de katıldı

MHP’nin yönetimiyle ayrı düşerek ayrılan Meral Akşener’in öncülüğündeki bir ekibin kurduğu İP, yakın Türkiye tarihinde faşizmin bir çok kanlı saldırı ve katliamında izi bulunan ‘ünlü’ ismi Yılma Durak’ı saflarına kattı.

Durak’ın partinin Merkez Danışma Kurulu (MDK) üyeliğine getirildiği açıklandı. Durak’la birlikte İP’in MDK üyelerine getirilenler arasında, MHP İzmir eski Milletvekili ve Emekli Tümgeneral Erdal Sipahi, MHP’li Devlet eski Bakanı Reşat Doğru, Enerji Bakanlığı eski Müsteşarı Ahmet Gökçen, Ülkü Ocaklarının ilk Genel Başkanı Aytekin Yıldırım ve Turizm Bakanlığı eski Müsteşarı Haluk Akar’ın bulunduğu belirtildi.

TÜRKLER CİNAYETİNİN AZMETTİRİCİSİ

İşçi sınıfının iktidar mücadelesinin ivme kazandığı 1980 öncesi dönemde sola karşı sermayenin bekçiliği görevini üstlenen MHP üniversitelerde, fabrikalarda ve sokaklarda bir çok kanlı katliama imza atmıştı. Bu süreçte Alpaslan Türkeş’in sağ kolu olarak görev yapan Yılma Durak da, Doğu bölgelerinde faşist çetelerin teşkılatlanması ve görevlendirilmesindeki misyonu nedeniyle ‘Doğu’nun Başbuğu’ unvanını almıştı.

Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi ve DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler cinayetlerinde azmettirici olarak ismi geçen Durak, 2002’de MHP’den Erzurum milletvekili adayı oldu. Ancak partisi barajın altında kalınca Meclis’e girme şansı bulamadı.

Kemal Türkler’in katline ilişkin davada hazırlanan iddianamede Durak’ın ismi şöyle geçmişti:

“Sanık Alpaslan Türkeş”in DİSK yöneticilerinin yok edilmesi yolunda emrini vermesinden birkaç gün sonra Berker İnanoğlu’nun Mecidiyeköy’deki Dağlılar ticarethanesinin üstündeki yazıhanesine gelmiş, Berker İnanoğlu’da Türkeş’in emri ile Yılma Durak ve Celal Adan’ı buraya çağırmıştır. (…) DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler, Celal Adan tarafından hedef seçilmiştir. Buradan ayrıldıktan sonra Kemal Türkler’in öldürülmesi için ülkücü militan arayan Celal Adan parti binasında, daha önce eylem yapmak istediğini söyleyen ve Ankara Bahçelievler’de 7 kişinin öldürülmesi olayından aranan Ünal Osmanağaoğlu ile karşılaşmış, Kemal Türkler’in adresinin tespit edildiğini, Yılma’nın da bundan haberi olduğunu, bu işi yapmalarını söylemiş ve adresi Ünal’a vermiştir. (…) Yusuf kod adlı Ünal Osmanağaoğlu, Cengiz kod adlı İsmet Koçak, Aydın Eryılmaz, Abdülsamet Karakuş aralarında konuşup, Ünal’ın önerisini kabul etmişler, sonra Merter sitesini gezerek eylemin Türkler’in evinin önünde yapmayı kararlaştırmışlardır. (…) Sanıklar 21 Temmuzu 22 Temmuza bağlayan gece Londra asfaltı üzerinde Hüsamettin Bektaş’a ait 34 N 5819 plaka numaralı Portakal renkli otoyu silah zoruyla gasp etmişlerdir. 22 Temmuz 1980 günü saat 08.00 sıralarında Abdülsamet Karakuş, Ünal Osmanağaoğlu, İsmet Koçak, Aydın Eryılmaz’ın kullandığı gasp edilen otoyla Merter sitesine gelmişler, Ünal ve İsmet anayolda indikten sonra arabayı yakın bir yere park etmişlerdir. Saat 09.30 sıralarında İsmet Koçak, Kemal Türkler’in evinden çıktığını işaretle bildirmiş plan ve işbölümü uyarınca arabasına binen Kemal Türkler ile koruma polisine Abdülsamet Karakuş, İsmet Koçak ve Ünal Osmanağaoğlu birlikte ateş etmişlerdir. Kemal Türkler’in vurularak düştüğünü gören sanıklar Aydın Eryılmaz’ın direksiyonunda beklediği arabaya binerek uzaklaşmışlar ve gasp edilen arabayla şoförüne önceden söyledikleri üzerine Hazne-dar’a bırakmışlardır. (…) Radyodan Kemal Türkler’in öldürüldüğünü haberini dinleyen Celal Adan “Bravo bizim çocuklara, bu iş ancak böyle olurdu” demiş…” (Ankara-Çankırı-Kastamonu İlleri Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı, İddianame, MHP Ve Ülkücü Kuruluşlar, s. 396).

FETHULLAH’A MİNNET: HER SAĞCI GİBİ

Türkiye sağındaki hemen hemen tüm isimler gibi Yılma Durak da, Fethullah Gülen’in rahle-i tedrisatından geçmiş bir figür olarak biliniyor.  Durak, 2014 yılında Gülen ile olan muhabbetini ve hayranlığını kapatılan Cihan Haber Ajansı’na anlatırken “Kendisini, hayatını, inançları doğrultusunda tanzim eden bana göre çok nadide inanlardan bir tanesidir” ifadesini kullanıyor.

Gülen ile çok eskiden beri tanıştıklarını dile getiren Durak, aralarında bir veya iki yaş farkı bulunduğunu, aynı muhitte, aynı kültür muhitinde yetiştiklerini kaydediyor. “Hocam bizden farklı olarak, gerçekten inançları doğrultusunda hayatını tanzim eden insan oldu.” diyen Durak, şöyle devam ediyor: “Hiç kimsenin belki tahammül edemeyeceği bir hayatın içerisinde okudu, araştırdı ve seviye kazandı. Kendisini, hayatını, inançları doğrultusunda tanzim eden bana göre çok nadide inanlardan bir tanesidir… Hocaefendi Türkiye’de oldukça bilinen, oldukça itibar gören bir insan. Ama kardeşleri bu nüfuzdan istifade etmiş insanlar değillerdir. Halen daha başladıkları gibi hayatlarına devam ediyorlar.”

Gazete Manifesto

gunlukbakis

gunlukbakis

2017 Temmuzunun ikinci yarısında başladığımız yayın hayatımızda, giderek yükselen bir grafik çizme hedefindeyiz....

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: