Atatürk diyorsanız eğer

Atatürk diyorsanız eğer

‘Atatürk’ diyorsanız eğer, ‘akılcılık’ diyorsunuz demektir.
Akılcılık. Batı felsefesinde ‘rasyonalizm’ olarak bilinir.
Dogmalara karşı olmak demektir.
Önyargılara karşı olmak.
Hemen peşin hüküm verip ateş püskürmemek.
‘Ya o ya öbürü’ demek yerine ‘düşünmek’.
‘Atatürk’ diyorsanız eğer; eleştirel düşünceyi benimsiyorsunuz demektir.
Eleştirel düşünce; bütün uygarlık kültürünü yaratan düşüncedir.
Eleştirel düşünce; Aydınlanma kültürünün temelidir.

‘Atatürk’ diyorsanız eğer, askeriyim, yoldaşıyım, izindeyim, yolundayım derken, ayrılmayı değil, birleşmeyi amaç bileceksiniz.

‘Atatürk’ diyorsanız eğer, çağdaş uygarlığı hedef bilenlerin yanında olacaksınız.

‘Atatürk’ diyorsanız eğer;

Bağımsız Türkiye’yi, Laik yaşamı, Laik eğitimi, Adaleti hakla, hukukla arayanı, Eşit yurttaşlığı, Gelir dağılımı dengesini, İnsanın özgür yaşama, çalışma hakkını Savunanlarla aynı yolda yürümeniz gerekiyor.
Özgür akıldan yana olanlar, Eleştirel düşünceye sahip olanlar, bugün ülkenin bu durumunda, ayrışmanın tehlikelerini görür, birleşmenin zorunluluğunu anlarlar.

‘Atatürk’ diyorsanız eğer, bunu bilmek zorundasınız.

Atatürk diyorsanız eğer…

Ankara belediye başkanlığını Melih Gökçek nasıl kazandı?
Anımsıyor musunuz?
İki sol parti birbirinin oylarını aldı.
Toplam oylarından daha az oy alan Melih Gökçek seçildi.
Birçok yerde olan da benzer sonuçlardı.
Solun birleşememesidir asıl felaket.
‘Ya BEN ya O’ siyaseti ülkeyi bugünlere taşıdı.
‘Hem BEN hem O’ diyemeyen siyaset, dinci sağı iktidar yaptı.
Bugün de benzer bir tablo sergileniyor.

Atatürk diyorsanız eğer…

Siz birbirinizin kusurunu ararken, bakın neleri gözden kaçırıyorsunuz:

Ne oldu 17- 25 Aralık’ta ortaya çıkan kasalar, ayakkabı kutuları?
Ne oldu referandum sonuçlarının çalınması?
Ne oldu yuva çocuklarına Kâbe maketi ziyaretleri?
Ne oldu Deniz Feneri yolsuzluğu?
Ne oldu Ensar Vakfı skandalı?
Ne oldu küçük kız çocuklarının 9 yaşında evlenmesi?
Ne oldu yıllarca Fethullah Hoca olanın birden FETÖ örgütü olması?
Ne oldu Anayasa Mahkemesi kararlarının hükümsüz sayılması?
Ne oldu seçilmiş milletvekillerinin hapislere konması?
Ne oldu gazetecilerin haksız yere hapislerde yatırılması?
Ne oldu Akın Atalay’ın, Murat Sabuncu’nun, Ahmet Şık’ın hapiste tutulması?
Ne oldu bütün bunlar?
Ne oldu dahası, dahası, dahaları?
‘Atatürk diyorsanız eğer’,
öncelikle ve hiç unutmadan bunları düşüneceksiniz.

Atatürk diyorsanız eğer…

Dr. Canan Kaftancıoğlu CHP İstanbul İl başkanlığına seçildi.
Adaylığını koydu, mücadele etti ve seçildi.
Hemen karşıdan, yandan saldırılar başladı.
Ermeni yürüyüşüne mi katıldı? Soykırımcı oldu.
Selahattin Demirtaş’la fotoğrafı mı var? Kürtçüdür.
Atatürk’ün yoldaşıyım mı dedi? Askere karşı demek.
İnsan hakları savunucusu, mücadeleci bir aktivist.
Başarısını kutluyorum.
‘Atatürk’ diyorsanız eğer, hepimiz aynı yolda, aynı hedefe yürüyeceğiz.
Kemal Kılıçdaroğlu da, Muharrem İnce de, Ümit Kocasakal da, Canan Kaftancıoğlu da, sen de, ben de.
‘Atatürk diyorsak eğer’…

Erdal Atabek – Cumhuriyet

gunlukbakis

gunlukbakis

2017 Temmuzunun ikinci yarısında başladığımız yayın hayatımızda, giderek yükselen bir grafik çizme hedefindeyiz....

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: