Atatürk Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası’nın açılışında. (9 Ekim 1937)

Atatürk’ün ekonomi modelinin halkçı niteliğinin en açık şekilde görülebildiği yerlerden biri devlet fabrikalarıdır. Atatürk’ün fabrikaları sadece üretim yapılan birer sanayi kuruluşu değil, aynı zamanda eğitim, bilim, sanat ve spor yapılan birer kültür kurumu, birer üniversitedir çünkü Atatürk’ün fabrikaları birer sosyal fabrikadır.

Atatürk’ün Sosyal Fabrika Projesi’nin temelinde onun sosyal yardım politikaları vardır. Atatürk, sosyal yardımların yapılmasından devleti sorumlu tutmuştur.

Atatürk, çalışanın/emekçinin bütün sosyal haklarını koruyan bir devlet anlayışından yanadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün kamu kurum ve kuruluşlarında bu anlayışın egemen olmasını istemiştir. İşte bu doğrultuda devletin kuracağı fabrikaların, işçiye her türlü olanağın sunulduğu ve güvence verildiği sosyal fabrikalar olmasını planlamıştır.

Atatürk modeli fabrika sadece üretim yapılan bir sanayi kuruluşu değil, aynı zamanda “arge” çalışmalarının yapıldığı bir laboratuvar, eğitim verilen bir okul, her türlü sanat ve spor imkanına sahip bir spor ve kültür kompleksi, kısacası dört dörtlük bir yaşan alanı, bir kampüstür. Atatürk, Anadolu’nun her yanında işçilerin yüksek standartlarda çalıştıkları, her türlü sosyal imkandan yararlandıkları sosyal fabrikalar kurmayı planlamıştır. Ama bu projesini yaygınlaştırmaya ömrü yetmemiştir.  

Sosyal fabrikaların/Atatürk modeli fabrikaların en tipik örneği, 1937’de bizzat Atatürk tarafından açılan Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası’dır. Bu fabrika, genç Cumhuriyet’in 1. Beş Yıllık Sanayi Planı’nın ilk önemli eserlerindendir. Sümerbank’ın devlet eliyle kurduğu ilk Türk basma fabrikasıdır. 

Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası, Türk-Sovyet ortak yapımıdır. Fabrikanın mimari projesi, Kayseri Kombinası’nı da çizen Rus mimar ve mühendis İvan Sergeyeviç Nikolayev tarafından çizilmiştir. Makineler ve teçhizatların çoğu Sovyetler Birliği’nden  narenciye karşılığında satın alınmıştır. Ayrıca Romanya’dan da kredi alınarak 612 iğlik bir telef tesisatı kurulmuştur. Fabrikanın kuruluşundaki işçi açığını kapatmak için 120 Sovyet montör ve mühendis istihdam edilmiştir.

Fabrikanın temelleri 25 Ağustos 1935’te atılmış, yapımı 18 ayda tamamlanmış ve 9 Ekim 1937’de açılmıştır. Fabrika, bina ve makineler dahil 8 milyon liraya mal olmuştur.

Fabrika temellerinin atılmasıyla birlikte Nazilli kentinin yüzü gülmeye başlamıştır. Temel atma töreninin hemen ardından fabrikanın inşası için Nazilli’den ve çevre illerden gelen 2500 işçi istihdam edilmiştir.

Fabrikanın tamamlanan kısımlarında ilerde oluşacak eleman sıkıntısını karşılamak için genç kızlara iplik kısmında kurs verilmeye başlanmıştır. Kursta başarılı olanlar fabrikada çalışmaya hak kazanmıştır. Daha fabrika açılmadan fabrikanın ihtiyacı olan pamukların çevrede yetişmesi için 200 tane modern tohum ekme makinesi alınmıştır.

Ayrıca birçok traktör, römork, biçerdöver gibi modern tarım araçları Nazilliye getirilerek halka bu araçları nasıl kullanacakları öğretilmiştir. 

Nazilli – Bozdoğan yolu üzerine yapılan, kentle fabrika arasındaki yol parke döşenerek yolun her iki tarafına çok sayıda ağaç dikilmiştir. 

Fabrikanın, 28 bin iğ ve 800 otomatik tezgah ile çalışmaya başlaması ve 2.400.000 kilo iplik işlemesi planlanmıştır. Bununla 20 milyon metre basma imal edilecektir.

Fabrika 15 bin ton kömür yakacaktır.

Fabrika her gün en fazla 2400 işçi çalıştıracak ve ücret olarak senede 1 milyon lira ödeyecektir.

Nazilli Bama Fabrikası, kombina şeklinde kurulmuştur. Çırçır, iplik, dokuma ve basma bölümleri ayrı birer fabrika halindedir ve birbirinin tamamlayıcısı durumundadır. Fabrikanın hammaddesi olan pamuk Nazilli, İzmir, Sarayköy, Yenipazar, Aydın, Söke, Kuyucak gibi yerlerden sağlanmıştır.

Fabrika, beş kısımdan oluşmuştur: dokuma bölümü, basma bölümü, desen bölümü, gravür bölümü ve baskı bölümü… Basma, desen, gravür bölümünden geçen kumaşlar, dokuma bölümünde, yarısı elektronik olmak üzere 768 tezgahta dokunacaktır. Günlük dokuma, 62.000 ile 64.000 metre arasındadır. Baskı bölümünde ise 4 baskı makinesi vardır. Burada farklı renk ve desenlerde günlük ortalama 85.000 metre basma yapılacaktır.

Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası, sosyalist ülkeler de dahil, dünyada görülmemiş bir “sosyal” niteliğe sahiptir. Evet, fabrika kurulurken Sovyet modeli esas alınmıştır ama sonuçta Türk devrimine has, çok güzel bir eser ortaya çıkmıştır. Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası, 1930’ların dünyasında bir benzerine daha rastlanmayacak kadar özgün bir “sosyo-kültürel” ekonomi projesidir.

Türkiye’de devlet eliyle kurulmuş ilk basma fabrikası olan Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası’nı 9 Ekim 1937’de bizzat Atatürk açmıştır. Atatürk, Ege manevraları için bölgede bulunan ordu komutanları, milletvekilleri ve yöneticilerle birlikte açılışa gelmiştir. 

Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası’nın açılışına ne kadar önem verildiği, asker sivil neredeyse bütün devlet erkanının açılışa katılmasından bellidir.

Atatürk, Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası istasyonunda fabrika yetkililerince karşılanmıştır. Atatürk’ün ilerlediği istasyondan fabrika müdüriyet binasına kadar parke döşenmiş yolun her iki yanında halk düzenli bir şekilde sıralanmıştır. Sıraya geçmiş küçük kızlar ellerinde pamuk dallarıyla misafirlerini karşılamışlar ve bunları Atatürk’e hediye etmişlerdir. Fabrika binası ve meydanlar bayraklarla süslenmiştir.

Atatürk, yanındakilerle birlikte fabrikaya geldiğinde, mahşeri kalabalık tarafından Halkevi orkestrasıyla büyük sevinç ve tezahüratla karşılanmıştır. Atatürk bu coşkulu karşılamaya fabrikanın girişindeki müdüriyet binasının balkonundan halkı selamlayarak yanıt vermiştir.

Açılışta yapılan konuşmalardan sonra Atatürk, fabrikanın yönetim dairesinden çıkarak iplik dokuma ve halı makinelerinin bulunduğu binaların kapısı önüne gelmiştir. Fabrikanın elektrik santralinin önünde elektrikle aydınlanan bir büstünü gören Atatürk, bir süre bu büstü inceledikten sonra “güzel” diyerek fabrika müdürüne iltifatta bulunmuş ve daha sonra altın bir anahtarla açılışı yapmıştır.

Atatürk’ün fabrikayı açmasıyla birlikte 480 makine bir anda çalışmaya başlayarak ilk pamuğu işlemiştir. Tören boyunca bir uçak filosu fabrika üzerinde uçuşlar yapmıştır.

Atatürk’ün açtığı Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası, çok kısa bir sürede Nazilli’nin çehresini değiştirmiştir, Daha önce göç veren Nazilli kısa zaman içinde göç alan bir kent haline gelmiştir. Genç Cumhuriyet’in çağdaşlaşma projesi kapsamında en erken ve en köklü şekilde aydınlanan kentlerden biri belki de birincisi Nazilli olmuştur. Nazilli’nin “çağdaşlaşmasında” Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası’nın yeri çok büyüktür.

Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası’nın Yok Edilişi

1950’lerden sonra sürekli kan kaybeden Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası, son darbeyi 14 Kasım 2002’de yemiştir. Cumhuriyetin dev projelerinden Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası, Özelleştirme İdaresi’nce bedelsiz olarak Adnan Menderes Üniversitesi’ne devredilmiştir. Fabrika çalışanları da “gözyaşları” içinde Bursa’ya nakledilmiştir. Kapısına kilit vurulan fabrikanın, üniversitenin kullanımı dışındaki büyük bir bölümü, içindeki tarihi dokuma makineleri, araç ve gereçleriyle çürümeye terk edilmiştir. Dünyanın başka bir yerinde olsa en kötüsü “müze” olarak kullanılacak ve milyonlarca turist çekecek bu dev eser, Cumhuriyet’in bu dev projesi, bugün Nazilli’de hayvan ahırından bile kötü bir durumda kaderine terk edilmiştir.


Kaynaklar:

Akl-ı Kemal (3. Cilt), Sinan MEYDAN

http://sumerbank.blogspot.com.tr/

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: