Bir simit alabilir misin teyze?

“Alışveriş arabası ağzına kadar dolu kokoş kadının. Rokfor peyniri bile var…
Üstü başı kir içinde, bir çocuk, utanarak ”Teyze bana da bir simit alabilir misin” diyor…
”Nereden teyzen oluyorum. Allah’ın belası.. Ülkeyi boka çevirdiniz…Aptal dilenciler” diye bağırıyor çocuğa…
”Bak nasıl da kokuyor”.
”Bir bakın” diyor çevredekilere…Kimsenin umurunda değil…
Dayanamıyorum…
”Hanımefendi, çocuk sizden para istemedi. İstediği bir simit. Ederi de bir lira..Bu kadar hakaret ve aşağılamayı neden yapıyorsunuz.
Açlık bu.Sadece yemek için isteyene bu yapılır m..?
Para talep etseydi, hiç sesimi çıkarmazdım belki” diyorum..
”O zaman siz neden almıyorsunuz..?” diye cevap veriyor ve çevrede olanlara muzaffer bir kumandan edasıyla gülümsüyor.
”Almayacağımı nereden biliyorsunuz..?. Onu şimdi yemeğe götüreceğim. Tiksinmezseniz siz de buyurun. Tanıklık edersiniz insanlığa” diyorum…
Hiç sesi çıkmıyor.
Telefonu çalıyor.
”Tamam şekerim, birazdan çıkıyorum. Çok komik şeyler oluyor burada. Gelince anlatırım. Bayılacaksınız olanlara” diyor karşıdakine…
Sırası geliyor. Hesabı ödedikten sonra, bana nefretle bakıyor.
Hiç ders almadığı belli…
Onun adına ben utanıyorum…
Çocuğun elinden tutuyorum ”hadi oğlum yemeğe” diyorum…
Çevrede seyreden bir yığın insan olduğunu sandığım kalabalık var…
Kimsede tık yok…
Kendimi, mezarlıkta, taşlara bakıyor sanıyorum bir an…
Çocuğun adı Murat…Ailece kağıt topluyorlarmış…
Yediği de çok bir şey değil. Bir çorba içiyor. Bir de kuru fasulye yiyor.
”Tatlı ister misin ” diyorum.
”Yok amca..Kesene bereket” diyor…
Biraz harçlık vermek istiyorum…
”Ben dilenci değilim, sadece çok açtım” diyor…
Onu kucaklıyorum…
Üstü başı kokuyor..
Yanağını öpüyorum ayrılırken…
Mis gibi çocuk kokuyor her taraf …”

gunlukbakis

gunlukbakis

2017 Temmuzunun ikinci yarısında başladığımız yayın hayatımızda, giderek yükselen bir grafik çizme hedefindeyiz....

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: