Biz sana ağzımızı bozmadık sarayın avukatı

Günlerdir bir dağınıklığı toparlamaya çalışıyor. Hitap şekli her zamanki gibi, hatta daha da abartmış durumda. Çünkü ne kadar saraycı ve yandaş olduğunu kanıtlama çabası içerisinde. Kaldı ki, Star gazetesindeki yazılarından da kendisini çok iyi tanıyoruz. Devran dönerse ben de dönerim diyen tiplerdendir.

30 Ağustos saray menüsünü Aklama derdine düşmüş, bu aklama işini yaparken de yine insanlara hakaret etme huyundan vazgeçmemiş.

Örneğin Aydın usulü kuzu çöp şiş verilmiş de bunu yazan olmamış. Çünkü bunun üzerinden çamur atılamazmış. Hatta kuzu etini baz alarak lafı şarbona bile getirebilirsiniz, yazsanıza zevzekler demiş.

Bak şimdi sarayın gıda avukatı. Öncelikle madem işi buraya getirdin biraz da ben sana söyleneyim. Üstelik hiç kimseyi suçlamadan, ve senin gibi ağzımı bozmadan.

Yıllardır görünmeyen bu ŞARBON hastalığı birden bire nereden ve nasıl çıktı?

Dış güçlerin oyunu olabilir mi sence?

İstanbul da gemide bekletilen hayvanların öğütülüp denize döküldüğü söyleniyor. E yılların gazetecisisin bununla ilgili mutlaka bir şeyler duymuşsundur.

Doğruluk payı sence nedir?

Eğer bu hayvanlar hastalıklı ise, bu hayvanların alımını kim yaptı, alım yapılırken sağlık kontrolleri yapıldı mı? Veya neden yapılmadı?

Bu hayvanları ülkenin başına bela edenler hakkında söyleyecek bir iki sözün var mı?

Hastalıklı hayvanların ülkeye sokulması ayrı bir film de, geri gönderilmemeleri konusunda senin değerli fikirlerini de öğrenmek isteriz.

Bak biz bıraktık saray da ne verilmiş, ne yenilmiş, ne içilmiş. Onun ayırımını vatandaş kendisi yapsın. Bu soruları da bir yerlere senin deyiminle kulp takmak için sormuyorum. Ülkenin gündemi bu.

Bak hiç kimse hakkında tek kelime konuşmadım. Suçlama yok, hakaret yok, küçük görme yok.

Bana yalnızca yukarıdaki birkaç basit sorunun yanıtını ver yeter. Bizim elimiz kolumuz senin kadar uzun olmadığından bilgi alınabilecek yerlere ulaşmakta sıkıntı yaşarız. Senin yıllardır biriktirdiğin her devirden dostların var ya, daha çabuk ulaşırsın bilgiye.

Bu Şarbon durup dururken nereden çıktı?

Mertçe helalinden senden açıklama bekliyorum.

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: