Böyle dil olmamalı

Her iki cümlenin birinde birleştirici değil, ayrıştırıcı sözler kullanmak ne kadar doğru olabilir?

Ben burada yolsuzluklardan, rantlardan, yandaşlardan, makam araçlarından, yolsuzluklardan, keyfiyetlerden söz etmeyeceğim.

Devletin olması gereken, ama partili valilerden de söz etmeyeceğim.

Çünkü bu tip haberler her gün bir yerlerde yazılıp çiziliyor, her gün değişik harcamaların dökümü ortaya çıkıyor.

İnsanın artık bu haberlerden midesi bulanıyor. Herkes biliyor.

Yolsuzluğun adının neden israf olarak değiştirildiği de buradaki konumuz değil.

Türkiye birleştirici bir dil arıyor.

Ülkenin çevresi hiç olmadığı kadar kuşatılmış. Doğu Akdeniz den tutun, Suriye, Irak, Rusya, Bulgaristan derken korkunç bir abluka altındayız. Çok sevdiğimiz! bizlere yatırım sözü veren dostlarımız bile karşımıza geçip el kol işaretleri yapmaya başladı.

Tam da bu dönemde insanların tek yumruk olması gerekirken, bir İstanbul seçimine kilitlendi ülke. İktidar ise ülkenin geleceği buraya bağlıymış gibi, en tepeden en aşağıya kadar İstanbula çalışıyor. Korkunç gündem gündemden çıkarılıyor.

Konuşma dili burada önem kazanıyor.

31 Mart seçimlerinden başlayarak bu gün de devam eden söylemlerde sürekli halkın yarısı sanki ülkeyi kuşatan devletlerden daha tehlikeliymiş gibi anlatılıyor.

Yakın geçmişte neler yaptığını unutan iktidar, muhalefete ve muhalefete oy veren vatandaşlara ağza alınmayacak sözler söylüyor. Oysa bütün partilere oy verenler bu ülkenin insanları, vatandaşları.

Ne illetlik kaldı, ne zilletlik

Teröristlikten tutun, vatan haini olmaya kadar ağır ithamlarla karşılaştık.

Dün Fetullahın okullarını açıp, olimpiyatlarında ağlayanlar bu gün herkesi fetö cü ilan etti.

Fetöcü olundu, pkk lı olundu, dhkp-c ci olundu, YSK raporlarında olmadığı halde hırsız olundu, şimdi de sisi olundu.

Bu dil dil değil. Böyle olmamalı.

İnsanları el birliğiyle suçlayarak bir yere varılamayacağını görmeleri gerekir. Belki de görüyorlardır bilemiyoruz. Belki de bilinçli bir şekilde bu dili kullanıyorlardır.

Yukarıda söyledim. İktidar yakın geçmişte yaptıklarını unutmamalı.

Valilere teröristlere dokunulmayacak talimatını ben verdim diyen Erdoğan bu gün kimseyi pkk lı olmakla suçlamamalı.

Fetö için ağlayıp gözyaşı döken Arınç tan Gökçek e kadar her biri, kimseyi fetöcülükle suçlamamalı. Arşivler önlerine çıkıveriyor.

Dün başka partideyken AKP ye hırsız diyenler, bu gün koltuk kapınca kimseye hırsız dememeli.

Sonuçta bir İstanbul seçimi ve 3 gün kaldı.

Ülkeyi birleştirecek söylemlerde bulunun.

Bölücü dil kullanmak bile suç değil mi?

Biz bin parça değil, bir olmak istiyoruz.

gunlukbakis

gunlukbakis

2017 Temmuzunun ikinci yarısında başladığımız yayın hayatımızda, giderek yükselen bir grafik çizme hedefindeyiz....

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: