Büyük Ekim Devrimi 101 yaşında

İnsanlık tarihinin en büyük ve en önemli dönemeçlerinden olan Ekim Devrimi’nin üzerinden 101 yıl geçti. Ekim Devrimi işçilerin, emekçilerin ve köylülerin Bolşevik Parti öncülüğünde Çarlık rejimini yıkarak iktidarı aldığı, insanlığın eşit ve özgürce yaşama düşünü somut bir gerçeğe dönüşmesinin adıdır.

Yıllardır savaşta yer alan, yoksulluğun ve açlığın hüküm sürdüğü, sürekli krizlerin yaşandığı, kırılgan bir ekonomik yapının olduğu bir ülkede iktidarı alacak koşulları ve aygıtları görüp, iktidarı almak için doğru zamanda harekete geçilmesi Ekim Devrimi’ni doğurmuştu.

Çarlık Rusyası’nda binlerce emekçi cephelerde ölüyor, cephenin gerisinde kalanlar ise açlıktan kırılıyordu. Bolşevikler Çarlık Rusyası’nda işçilere ve yoksul köylülere üç temel vaatte bulundular: “Ekmek, Barış ve Toprak”

İşçiler ve yoksul köylüler Bolşeviklerin öncülüğünde bu üç temel istekle ayaklanıp Ekim Devrimi için ayağa kalktılar. Ekim Devrimi gerçekleşir gerçekleşmez halkın talepleri karşılanmaya başlandı. Ekim Devrimi tüm bunlarla birlikte emekçilerin emperyalist paylaşım savaşına da etkili bir darbe oldu.

1917 yılında 6 Kasım’ı 7 Kasım’a bağlayan gece başlayan ayaklanmanın arkasındaki en büyük iradi gücün, gerektiğinde Bolşevik Parti Merkez Komitesi’ni de karşısına almaktan çekinmeyen Lenin’in olduğu ayrıca not edilmelidir.

İLK SOSYALİST DEVLET

Ekim Devrimi ile birlikte sosyalizmin temelleri atılmaya başlandı. Dünyadaki ilk sosyalist devlet, halklar hapishanesi olan Çarlık Rusyası’nda birçok ulusun dilini, kültürü korumayı ve geliştirmeyi sağladı.

Aynı zamanda devrimin hemen sonrasında kadınların temel hakları güvence altına alınırken, Lenin’in söylemiyle “Eski, kadını köleleştiren yasalardan geriye taş üstünde taş kalmamıştır.” Bununla birlikte insanların yeryüzündeki eşitlikçi sistemini kuran Sovyetler Birliği, uzay çağını 1957 yılında uzaya ilk yapay uyduyu ve 1961 yılında da ilk insanı uzaya göndererek başlatıyordu.

GERİCİLİĞE VE FAŞİZME KARŞI SOSYALİZM

Ekim Devrimi binlerce yıldır tekrar edilen gerici vaazları geriye iterek emekçilerin kendi kaderlerini ellerinde alacakları işçi sınıfı iktidarı ile yanıtlamış oldu. İnsana yatırım yapan sosyalizmde insanlık gericiliğe karşı uzaya çıkıyor, edebiyatta, sanatta, eğitimde, sağlıkta, bilimde, sporda ve daha birçok alanda eşitlik ve özgürlük mücadelesini yükseltiyordu.

İlk işçi devleti Sovyetler Birliği 70 yıl boyunca emperyalist işgallere, müdahalelere karşı bağımsızlık savaşlarını desteklemiş emperyalist saldırganlığı sınırlandırmıştır. Sovyetler Birliği 2. Dünya Savaşı’nda Hitler faşizmini 20 milyondan fazla insanını kaybederek yenmiş ve insanlığı faşizmden kurtarmıştır. Sovyetler Birliği’nin varlığı tüm dünyada emekçilerin ekonomik, sosyal ve siyasal haklarının genişlemesini sağlamıştır.

20. yüzyılın başlangıcı Ekim Devrimi ile birlikte sosyalist devrimlerin de başlangıcı oldu. Sosyalizm sadece Çarlık rejiminin sürdüğü topraklarda değil, tüm dünyada emekçilerin önündeki buzu kırarak yolu açmıştır. Sermaye egemenliği altında yaşayan birçok ulusun proleterleri bu yolu izleyecek ve birçok ülkede iktidara alacaktır. 101. yılımızda da…

“BİZE YENİ EKİM’LER GEREK”

Sosyalizmin çözülmesiyle birlikte artan emperyalist saldırganlık, gericilik, sermaye diktatörlüğü emekçilerin tüm kazanımlarına göz dikmiş durumda. Dolayısıyla insanlık bugün çok daha fazla sosyalizme ihtiyaç duyuyor. O yüzden Lenin’in şu sözünü hatırlamakta sonsuz fayda var: “Biz başlangıç yaptık. Ne kadar zamanda, ne zaman, hangi ulusun proleterleri bu eseri sonuna vardırırlar, bunun önemi yok. Önemli olan buzun kırılmış, yolun açılmış ve gösterilmiş olmasıdır.” Tam da bu yüzden, 101. yılımızda da “Bize yeni Ekim’ler gerek…”

gunlukbakis

gunlukbakis

2017 Temmuzunun ikinci yarısında başladığımız yayın hayatımızda, giderek yükselen bir grafik çizme hedefindeyiz....

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: