Dinci vakıflara yeni kaynak: Bedelsiz kamu taşınmazı..

Bugün yayımlanan yönetmelikle birlikte gerici vakıflara bedelsiz kamu taşınmazı tahsis edilebiliyor.
Bugün (21 Temmuz 2017) Resmi Gazetede, “Kamu Taşınmazları Üzerinde Eğitim ve Yurt Faaliyetleri İçin Üst Hakkı Tesis Edilmesine İlişkin Yönetmelik” yayımlandı.

Yönetmelik yasal dayanağını, 4706 sayılı Hazine taşınmazlarının yönetilmesine ilişkin Yasanın Ek 4 üncü ile Geçici 21 inci maddesinden alıyor.

Yönetmelikte, Bakanlar Kurulu kararıyla vergiden bağışık tutulan ve Milli Eğitim Bakanlığından aldıkları izinle faaliyet yürüten, ya da Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı olarak kurulan vakıflara, bedelsiz kamu taşınmazı tahsis edilmesine ilişkin kurallar yer alıyor.

Yönetmeliğin 4/c maddesinde aynen şöyle deniyor:

“c- Milli Eğitim Bakanlığınca kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verilen ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflarca yürütülen; okul öncesi, ilkokul, ortaokul, ortaöğrenim kurumlarını açma ve işletme faaliyeti, yükseköğrenim öğrencilerinin eğitimine yönelik eğitim kurumu açılması ve işletilmesi faaliyeti ile yurt açılmasını ve işletilmesini, ayrıca; Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı olarak açılan Kur’an-ı Kerim okumak, anlamını öğrenmek, hafızlık yapmak ve din eğitimi almak isteyen vatandaşlara verilen eğitimi,”

Aranan koşulları taşıdığına Gençlik ve Spor, Maliye ve Milli Eğitim Bakanlıklarınca ortaklaşa karar verilen Vakıflara; Hazine ya da kamu kuruluşlarının mülkiyetinde ise bedelsiz irtifak hakkı; Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden ise, bedelsiz kullanma hakkı tanınarak taşınmaz tahsis edilmesi öngörülüyor.

Bu olanaktan daha önce bedel karşılığı verilmiş Vakıfların da yararlandırılması öngörülüyor. Tahakkuk ya da tebliğ edilmişse bile henüz tahsil edilmemiş olan, kullanma izni; irtifak hakkı bedeli; hâsılat payı gibi alacaklardan da vazgeçilecek.

Ayrıca bu taşınmazların üzerindeki binaların kapalı alanının %20’sine kadar bölümünde ticari faaliyet yapılabilmesine izin veriliyor. Vakıf işletmek zorunda değil: kuracağı ticari işletme aracılığıyla yapabileceği gibi, özel bir şirkete de kiralayarak işlettirebilmesine olanak tanınıyor.

Tahsis edilecek taşınmazların niteliğine ilişkin hiçbir kısıtlama öngörülmüyor. Hazinenin, kamu kurumlarının mülkiyetinde olan ve çok daha önemlisi Devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan; “Tabiat varlıkları ve doğal SİT alanları ile özel çevre koruma bölgeleri sınırları içerisinde kalan ve Türk Medenî Kanunu ile diğer kanunlarda Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu belirtilen” yerler, bu vakıfların kullanımına verilebilecek.

Böylelikle SİT alanlarının, özel çevre koruma bölgelerinin, tabiat varlıklarının üzerine binalar yapılması için gerekli ortam hazırlanmış olacak.

Aslında bu yönetmelik, dayanağını oluşturan 4706 sayılı Yasaya da aykırı.

Yönetmeliğin 5 ve 6. Maddelerinde, tahsis için başvuru belgeleri arasında, ilgisine göre Milli Eğitim Bakanlığı ya da Diyanet İşleri Başkanlığının olumlu görüş ve onaylarını da içeren plan projelerin eklemesi de isteniyor.

Oysa Yasada Diyanet İşleri Başkanlığına görüş bildirme, proje hazırlama gibi yetkiler verilmiyor. Adı yer almıyor bile.

Danıştay’ın yasayla verilmemiş bir yetkinin Yönetmeliklerle verilemeyeceği doğrultusunda çok sayıda kararı var.

Danıştay, Anayasa Mahkemesi gibi davranmaz, yerleşik içtihadını yok saymazsa, doğal ve yasaya uygun olanı bu kuralın iptal edilmesidir.

sol.org.tr

gunlukbakis

gunlukbakis

2017 Temmuzunun ikinci yarısında başladığımız yayın hayatımızda, giderek yükselen bir grafik çizme hedefindeyiz....

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: