Diyanet bu tür fetvaları vermekte sıkıntı yaşamaz. Devamını bekliyoruz.

Herkesin kızdığı diyanetin en son fetvası diyanet için normal, olması gereken bir fetva.  Diyanetin bu tür fetvaları vermesine tepki gösterenler, meydana gelen oluşumlarda kendi payları olup olmadığını da sorgulamak zorunda değil mi?

Özellikle 1980 cuntasından sonra cemaatlerin devlet içerisinde yer edindiği gerçeğini göz önünde tutarak, şöyle basit saptamalar yapabiliriz.

Son yıllarda İmam Hatip okullarının ölçüsüz bir şekilde artmasına toplumsal bir tepki gösterildi mi? Hayır. Bunun yerine ne yapıldı? Herkes ben çocuğumu normal okula gönderirim, İmam Hatiplerle benim işim olmaz diyerek hem bireysel tepki verdi, hem sessiz kaldı. Oysa toplumsal bir tepki oluşsaydı bu kadar vurdumduymaz bir şekilde İmam Hatipler çoğalmayacak, çocuklarımız dinbaz sömürücülerin eline düşmeyecekti.

Cemaatlerin birbiri ardına yaptıkları sapık açıklamaları hatırlayın. Annesinin diz kapağından, kendi öz kızından tahrik olunabilir açıklamalarına diyanet hiç ses çıkarıp, karşı geldi mi? Gelmedi. Peki , toplumsal bir tepki gördük mü, onu da görmedik. Özellikle kendilerini ulusalcı olarak niteleyen kesim cumhuriyet ve laiklik elden giderken ne yaptı? Halkın böylesi olaylara tepki göstermek için mutlaka bir partinin önderliğini mi beklemesi gerekiyordu?

 

Dinci sistem oyunlarını çocuklar üzerinde o kadar açık oynuyor ki, saklama, gizleme gereği bile duymuyorlar. İlköğretimde, hatta ana okullarında kız çocuklarının başları kapatılıp, erkek çocuklarına kızların üzerinde hakim olmaları gerektiği öğretilirken sessiz kalanlar hiç mi suçlu değil.

Dini vakıflarda taciz ve tecavüze uğrayan çocuklar için aileleri ses çıkarmıyor, bize ne mantığıyla hareket ederken bu günlerin geleceğini göremeyenler, sessiz kalanlar yarın tek başlarına kalacaklarını da bilmelidir.

Diyanet başkanının kim olduğu çok da önemli değil. Orada yalnızca bir isim bulunması yeterli. Dedik ya, cemaatler devletin içerisine yerleşmiş, bu gün de dini hükümleri onlar belirliyorlar.

ARAP KÜLTÜRÜ UYGULANIYOR

Peygamber Hz Muhammed 9 yaşındaki Ayşe yi karısı olarak koynuna aldığında kendisi 53 yaşındaydı. Diyanetin neden kız çocuklarında 9 yaş belirlemesini anlamak için bu bilgi yeterli olmalı.

Medeni hukukun yok edildiği bu tür fetvalar için, Diyanetin kararları sorgulanıp, tepki çekiyorsa, bunu toplumsal bir seviyeye yükseltmediğimiz sürece önünü kesmek olanaksızlaşacaktır.

Cemaatlerin Muaviyeci  İslam uygulamaları halkı karanlığın içerisine hapsederken, cemaatleri ise ekonomik olarak güçlendirip, çocukların daha çok elden çıkmasını kolaylaştırıyor. Açılan özel okullar, yurtlar, vakıflar gibi dini yapılanmaların önünü kesecek olan iktidar ve diyanet eğer adım atmıyorsa, cemaat iktidar ortaklığı ile yönetilen ülke bundan iyiye gitmez.

Yine söylüyorum. Toplumsal bir tepki gösterilmediği sürece, bireysel kızgınlıklar sonuç vermez. Özellikle, ulusalcıların bu tip olaylara çok büyük tepkiler vermesi gerekirken sessiz kalmaları  anlaşılır gibi değil.

Cumhuriyet ve laiklik böyle savunulmaz.

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: