EFRİN’DE HESAP BAŞKA, YPG BAHANE

 

Mahmut Alınak      

EFRİN’DE HESAP BAŞKA, YPG BAHANE

Tayyip Erdoğan’ ın gizli Efrin’ plânı şu sözlerde saklıdır:   

“Afrin’ ın yüzde 55’i Arap’tır, yüzde 35 olan Kürtler sonradan buraya yerleştirilmiş… Bütün mesele Afrin’i gerçek sahiplerine teslim etmektir,” dedi.

Bu sözleri sokaktaki herhangi biri söylese insan deli saçması der, güler geçer.

Ama…

Sözün sahibi Efrin’e karşı kanlı bir savaş başlatan biri olunca, insan ister istemez dikkat kesilmek zorunda kalıyor.  

Ne diyor Bay Erdoğan?

“Afrin’in yüzde 55’i Arap’ tır. Kürtler buraya sonradan yerleştirilmiş!”

Bombayı, “Bütün mesele, Afrin’i gerçek sahiplerine teslim etmektir,” diyerek patlatıyor.

Kimdir bu gerçek sahipler? Ona göre Araplar ve Türkmenlerdir.

Böylece baklayı ağzından çıkarmış oluyor.

Yani YPG bahane…

Amaç, sonradan Efrin’e yerleştiklerini söylediği Kürtleri oradan söküp atmak ve Arap ve Türkmenleri faşist bir yönetim altında oraya yerleştirmektir. 

Bu mantık eğer doğruysa…

Yani Kürtler bir asır önce Efrin’e yerleştikleri için orada hak sahibi değillerse, o halde Türkler de İstanbul üzerinde hak sahibi değildirler.

Çünkü Türkler de beş asır önce İstanbul’ a geldiler ve orayı kan dökerek Bizanslılardan aldılar.

Tayyip Erdoğan’ın bu mantığına göre, İstanbul’u gerçek sahiplerine, Rumlara teslim etmek gerekiyor!

Peki, Ermeniler de bu mantıktan hareketle, “Siz, 1915 ve 1918’de bizi zorla söküp attığınız topraklarımıza sonradan geldiniz,” diyerek, Kars, Van, Muş ve daha birçok il üzerinde hak talebinde bulunurlarsa…

Acaba Bay Erdoğan ne cevap verecek?   

Herhalde bu sözüne sadık kalarak, İstanbul’ u Rumlara, Kars, Van ve Muş’ u da Ermenilere bırakacak!  

Tayyip Erdoğan’ın Efrin’ de yapmak istediği şey şudur:

Kürtleri Efrin’ den temizledikten sonra, bölgede yandaş faşist bir yönetim kurmak, Arap ve Türkmen halkını devrim düşmanı o gerici yönetimin boyunduruğu altına sokmak…

Ve orayı yayılmacı emellerine hizmet eden bir KARAKOL olarak kullanmak…

Bunu başarıp başaramayacağını zaman gösterecek

Tarih müthiş bir pusula ve şaşmaz bir kılavuzdur.  

Ama ırkçılık zehri gözlere perde çekmiş ve vicdanları taşlaştırmış ise, tarih, kanlı ayakların silindiği bir kâğıt yığınından öteye bir şey ifade etmez.

Silahın çözüm olmadığı ve olamayacağı binlerce yıllık insanlık tarihi ile ispatlanmıştır.  

Çözüm silahta değil, Efrin’ li Kürt, Arap ve Türkmen emekçilerinin kardeşçe bir arada yaşamalarındadır. 

Tayyip Erdoğan çözümsüzlükte ısrar ediyor.

Kanlı fatura ona, ailesine ve onun savaş siyasetini militanca destekleyen AKP, MHP, CHP ve İYİ PARTİ kalantorlarına değil, yoksul halka patlıyor. 

Yazık, gençler ölüyor ve daha da ölecekler.  

Muhalif siyaset buna bir çare bulmalı.

 

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: