Eğer öyleyse, siz tövbe bile etmezsiniz sayın Kurtulmuş

Neresinden tutsan elinde kalıyor. Şöyle biraz geniş çerçeveli düşüneyim belki olumlu bir tarafını bulurum diyorum, olmuyor. Nemli ortamda uzun süre kaldıktan sonra güneşe çıkarılmış çaput parçası gibi. Tuttuğun yer elinde kalıp, parçalanıyor.

Numan Kurtulmuş, partide önemli görevi olan birisi. MYK da Genel Başkan Vekili. En son bildiğim görevi bu. Değişiklik olduysa da henüz bilgim yok.

İşte iktidar partisinin MYK Genel Başkan Vekili Numan bey şu açıklamayı yapıyor;

“Eksikleri, hataları söyleyenlere diyeceğiz ki biz de siyaseti biliyoruz, eksikleri hataları görüyoruz, önce 23 Haziran’ı geçelim, ondan sonra gerekirse siyasi bakımdan tövbe istiğfar ederek yanlışlarımızdan kurtulacağız ve yolumuza koşar adım devam edeceğiz. Ama kızgınlıkla, küskünlükle, kusura bakmayın hiç kimsenin de CHP’nin adayını oraya getirip oturtturmak gibi bir lüksü olamaz”

Ne demektir bu. Bu sözleri açıklayabilecek, daha doğrusu bu sözlere açıklık getirebilecek birisi var mı? Her türlü yoruma açık. Temel anlamda böyle bir açıklama gereğini neden duyduğunu anlayabilmek önemli.

Bir kere, siyasi hatalar olduğunu kabul ediyor. Yine de, bu kabul ediş açıklamasının sonuna aynı hatayı ekliyor. CHP nin adayını oraya getirip oturtturmak gibi kimsenin lüksü olamaz! İlginç değil mi? CHP adayı bu ülkenin evladı değil mi? Neden onun oraya oturma olasılığı sizi bu kadar rahatsız ediyor. Türkiye de bir çok yerde CHP adayları o koltuklara otururken bu rahatsızlığınızı dile getirmediniz de, İstanbul için neden rahatsız oluyorsunuz?

Bu soruları sorma hakkını sayın Kurtulmuş yaptığı açıklamayla bizlere verdi. O yüzden aklımıza gelen konuyla ilgili soruları sorabiliriz.

Siyaseti bildiğini söyleyen bir kişi yaptığı hatayı da bilmelidir. Eğer biliyorsa ki, Numan beye göre öyle, o zaman bu bilerek yapılmış demektir. Yani halk için hata olan, siyasetçi için hata değil.

Siyasette tövbe etmek gibi bir terim yoktur. Siyaset arenası cami değil, kime tövbe etmeyi düşünüyorsunuz? Halkın beklentilerine karşılık veremediğiniz ortadayken, tövbe ederek yalnızca kendi vicdanınızı temizlemeye çalışırsınız. Halk yine aynı dertleri çekmeye devam eder. Sizin tövbeniz halkın sorununu çözmez.

Dini ritüellerinizi siyasetin içinde tutarak belli bir kesime ulaşabilirsiniz. Çünkü, insanlar artık cebinin, mutfağının derdinde. Hani tencere kapak var ya, size uzak ama vatandaşa çok yakın olan o tencere tava. Onlara çare olmaktan hiç söz ettiğiniz yok. Dış güçler falan demeyin. O işler de bitti. Çünkü biliyoruz ki, üretmeyen toplumlar, kul olmaya mahkumdur.

Üretiyor muyuz sayın Kurtulmuş?

Şeker fabrikalarımız nerede?

SEKA

Tank Palet,

Limanlarımız,

……….

hepsini saysam sayfa yetmeyebilir.

Üretmiyoruz. Doğal olarak ta sizin siyasi çözümünüz yok, anca tövbe ediyorsunuz.

Daha kötüsü, hele şu 23 Haziranı bir atlatalım sözü.

Siz o zamana kadar bize destek vermeye devam edin, eğer kazanırsak biz yapacağımızı biliyoruz anlamında mı bu söz? Eğer öyleyse çok daha kötü. Eğer öyleyse, siz tövbe bile etmezsiniz.

gunlukbakis

gunlukbakis

2017 Temmuzunun ikinci yarısında başladığımız yayın hayatımızda, giderek yükselen bir grafik çizme hedefindeyiz....

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: