Erdoğan suredeki incir’i neden helva yaptı?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün muhtarlar toplantısında konuştu.

Erdoğan, TSK’nın Afrin’e yönelik Zeytindalı operasyonunu anlatırken, Kuran’dan örnek verdi ve şu ifadeleri kullandı:

“Zeytin Dalı Operasyonu; zeytin bizim inancımızda çok kutludur ve ‘Vettini Vezzeytun’, burada Allah tin helvası ile zeytine yemin ediyor, onunla başlayan bir sure. Ve bu aynı zamanda özgürlüklerinde müjdesidir, özgürlüğün bir ifadesidir. İşte biz bu zeytin dalı olarak bunu kullanırken dedik ki, toparlayalım, kucaklayalım ve böyle bir özgürlük adımını atalım.” 

AHMET HAKAN’DAN İTİRAZ 

Ancak Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, Erdoğan’ın ayeti yanlış çevirdiğini söyledi ve şu ifadeleri kullandı:

“Kuran-ı Kerim’de ‘Tin suresi’ var.

İlk dört ayeti şöyle:

1-  Ant olsun o incire, o zeytune,

2-  Sina Dağı’na,

3-  Ve bu güvenli beldeye ki,

4-  Biz insanı en güzel biçimde yarattık.

‘Tin’, incir demek.

‘Zeytun’ ise bildiğimiz zeytin.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün konuşmasında ‘Zeytin Dalı harekâtı’ ndan söz ederken…

‘Tin suresi’ nin ilk ayetine atıf yaptı.

Ancak…

‘Tin’ kelimesini ‘Tin helvası’ diye tercüme etti.

Meallere şöyle bir baktım:

‘Tin’ kelimesini ‘Tin helvası’ diye tercüme edene rastlamadım.

Hepsinde ‘tin’ , incir diye tercüme ediliyor.

Erdoğan yanıldı mı, yoksa bu konuda bir bildiği mi var?

Doğrusu çok merak ediyorum.”

DİYANET SİTESİNDE NE YAZIYOR 

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın resmi sitesinde de kelime “incir”olarak çevrilerek sure şöyle tefsir edildi:

“Yüce Allah kendisinin ilim, sanat ve kudret sıfatlarını gösteren dört önemli varlığa yani insanın maddî gıdalarından olan incir ve zeytine ve mânevî gıdası olan vahyin indiği Sînâ dağı ile ’emin belde’ye (Mekke), insanların muhtaç oldukları maddî ve mânevî ikramların mükemmel örneklerine yemin ederek insanı en güzel biçimde yarattığını, hem bedenen hem de ruhen yükümlülük alabilecek yeteneklerle donattığını ifade buyurmuştur (insanın seçkin yaratılışı ve üstünlüğü hakkında ayrıca bk. İsrâ 17/70). 

 Bir görüşe göre incir ve zeytin, mecaz olarak bu ağaçların çokça bulunduğu toprakları, yani Akdeniz’in doğusunda bulunan Filistin ve Suriye’yi simgelemektedir. Kur’an’da adı geçen peygamberlerin çoğu bu topraklarda yaşadıkları ve tebliğde bulundukları için bu iki ağaç cinsi bu peygamberlerin dile getirdiği dinî öğretilerin sembolü olarak kabul edilmektedir. Kezâ “tîn” ve “zeytûn” kelimeleri hakkında, ilkiyle Mekke’deki Mescid-i Haram’ın, ikincisiyle Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’nın kastedildiği gibi daha başka sembolik izahlar yapılmıştır. Ancak Şevkânî’nin de haklı olarak belirttiği gibi bu tür yorumların aklî ve naklî dayanağı yoktur (V, 545-546).” 

KaranlıktakiAydınlık

gunlukbakis

gunlukbakis

2017 Temmuzunun ikinci yarısında başladığımız yayın hayatımızda, giderek yükselen bir grafik çizme hedefindeyiz....

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: