Hüsnü Mahalli: Beddua

Farklı bölgesel ve uluslararası etkinliklerde bir araya gelen Trump ve Putin önceki gün Helsinki’de ilk kez uzun uzun konuştular.
İki süper gücün liderleri olarak çok şey konuştular ama beni Suriye ve dolayısıyla Tür­kiye ilgilendiriyor.
Ortak basın toplantısında söylenenler ve iki taraftan sızdırılan bilgilere bakılırsa iki ülke Suriye konusunda anlaşmış gibi.
Suriye’de radikal-ılımlı tüm terör örgütleri yok edilecek, ülke bütünlüğü sağlanacak, yıkılan yerler yeniden inşa edilecek, insanlar ülkelerine dönecek ve Suriye’nin geleceğine Suriye halkı karar verecek.
Nasıl?
BM gözetiminde yapılacak demokratik, özgür ve oyların çalınmayacağı seçimlerle.
Astana, Soçi ve Ankara’da Erdoğan, Putin ve Ruhani’nin üzerinde uzlaştığı konular.
Erdoğan Suriye’de savaşan silahlı gruplar adına anlaşmalara imza attı Putin ve Ruhani Esad’ı destekliyor.
İlginç olan da bu.
24 Ağustos 2016’da Rusya izin verdi TSK Cerablus, El-Bab, Azez ve çevrelerine girdi ve IŞİD’i temizledi.
Yani Esad’a yardımcı oldu.
20 Ocak 2018 yine Rusya izin verdi TSK Afrin ve çevresine girdi PYD’yi bölgeden kovdu.
Yani Esad’a destek verdi.
Son bir yılda İran ve Rusya destekli Suriye ordusu önce Şam’ın çevresini sonra da Hama, Hums ve son olarak Deraa bölgelerini teröristlerden temizledi.
Teröristlerin bir bölümü teslim olup normal yaşama döndü, bir bölümü aileleriyle birlikte Kuzey Suriye’deki TSK’nın kontrolündeki böl­gelere taşındı geri kalanlar da öldürüldü.
IŞİD ve Nusra dahil çeşit örgütler.
Farklı rakamlar var ama İdlib dahil TSK’nın kontrol ettiği bölgelerde 100 binden fazla militan var. Aileleri ve yan­daşlarıyla birlikte bir milyon.
Putin, Erdoğan ve Ruhani arasındaki an­laşmalara göre bunların çaresine Türkiye bakacak.
Militanlar arasında başta Çeçen ve Uygur olmak üzere 15 bin kadar yabancı var ve Putin bunların Suriye’den sağ çıkmalarına asla izin vermeyecek.
Suriye’nin büyük bölümünü kontrol eden Esad er ya da geç Türk ordusunun Kuzey Suri­ye’den çıkmasını isteyecek.
Arap ve Rus medyasına bakılırsa dolaylı da olsa Ankara ile Şam er ya da geç tüm konu­larda anlaşacak.
Ama öncesinde Putin ve Trump’ın üze­rinde uzlaşma sağladığı konuların netleşmesi gerekiyor.
Örneğin Amerikan ve Batılı güçlerin Fırat’ın doğusundan çekilmesi konusu.
Şam’dan gelen haberlere bakılırsa PYD ile Esad arasında dolaylı görüşmeler sürüyor.
Amerikalılar çekilince Suriye hükümeti Kür­tlerle masaya oturacak ve ‘Barış Süreci’ ben­zeri bir diyalogla Kürtlere bazı haklar verecek.
Büyük sorun çıkmazsa ve beklenmedik bir gelişme yaşanmazsa bir yıl içinde Suriye istikrara kavuşur ve tüm sorunlar çözüm yoluna konulur.
İsrail’in güvenliği dahil.
İsrail son 7 yılda Esad’a destek vermek için Suriye’ye giren İran ve Lübnan Hizbullah militanlarının kendi sınırına yakın bölgelere yerleşmesinden çok tedirgin.
Deyim yerindeyse İsrail’in ödü kopuyor.
Boşuna değil.
Son 7 yılda Golan bölgesinde Suriye devletine karşı savaşan IŞİD, Nusra, ÖSO ve diğer grupların militanları yaralanınca İsrail askerleri onları alıp götürüyor, tedavi ediyor sonra tekrar Suriye’ye sokuyor.
İsrail son bir aydır bu işi yapmıyor. Suriye ordusu da o bölgede teröristleri temizliyor.
Belki de bu nedenle Putin ve Trump İsrail güvenliğine çok vurgu yaptı.
Bu konu netleşirse işler yoluna girebilir.
Olan Suriye’ye oldu.
7 yılda yüz binlerce ölü, sakat ve kayıp. 700 bin ev yıkıldı. Yüz milyarlarca dolarlık zarar. Ülke dışına kaçan 5 milyon insan. Ülke içinde çok acı çeken ama teslim olmayan 17 milyon Suriyeli.
Batılı ülkeler, Körfez ülkeleri ve AKP Su­riye’ye ‘demokrasi ve özgürlük’ getirmek istemişti.
Kendilerinde olan cinsten!
Sonuç?
Suriye yakında kurtulur ama Suriye’ye demokrasi götürmek isteyen AKP kendine göre orijinal bir ‘demokratik modeli’ Türki­ye’de yerleştiriyor.
Peki ‘Arap Baharı’yla birlikte Suriye ve bölge ülkelerinde yaşanan acıların hesabını kim verecek?
Bu dünyada belki olmaz ama Ahirette kesin.
Suriye halkının bedduası boşa gitmez.
Gitseydi şimdi Suriye diye bir ülke haritada olmazdı.
Sınırsız güçleriyle 100 ülke ve destek ver­dikleri en az 300 bin yerli ve yabancı terörist tarihte benzeri olmayan bir şekilde saldırdı ama kazanan yine Suriye halkı oldu.
Böyle bir mücadelenin anlamı olmalı ve var.
Tarih kitaplarında.
İnananlar için Kur’an-ı Kerim’de.

gunlukbakis

gunlukbakis

2017 Temmuzunun ikinci yarısında başladığımız yayın hayatımızda, giderek yükselen bir grafik çizme hedefindeyiz....

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: