Hüsnü Mahalli: İçimden geldiği gibi

3 Kasım 2002’de yapılan seçimlerde oyların %34.4’ünü alan AKP TBMM’de 365 sandalye kazandı.
AKP 16 yıl 3 ay 13 gündür iktidarda.
Medyanın gücünü bilen AKP önce Uzan medyasına el koydu. Sonra Sabah, Çukuro­va ve en son Doğan grubuna bağlı gazete, televizyon, radyo ve bilumum basın yayın araçlarını havuza kattı.
Doğuş Grubu ilk biat edendi.
Peşinden Ciner medyası.
TRT’nin durumunu da hatırlarsak medya­nının % 95’i iktidardan yana yayın yapıyor.
Haberlerde, tartışma programlarında, ya­rışmalarda, magazin haberlerinde, dizilerde, filmlerde, belgesellerde, çocuk ve dini ya­yınlarda, köşe yazılarında ve bilumum yazılı, görsel ve eşitsel yayınlarda.
‘Yaramazlık’ yapanları RTÜK yola getir­meye çalışıyor.
Kurtuluşumuz yok.
AKP bir süre daha iktidarda kalırsa her şeyi kendi ideolojisine göre şekillendirir.
AKP iktidara geldiğinde ilkokul birde olan bir çocuk bugün 23 yaşında.
Kitap okumuyorsa ki araştırmalar onu gösteriyor bu genç AKP ve Erdoğan dışında hiçbir şey bilmiyordur.
Öyledir çünkü bu süre içinde CHP hiç iktidar olmadı ama Erdoğan’a göre her şeyin sorumlusu CHP.
Biraz da haklı.
Mayıs 2010’a kadar CHP’nin başında Baykal vardı.
AKP ve Erdoğan’a çok yardımcı oldu.
Mayıs 2010’da Kılıçdaroğlu genel başkan oldu.
O da fena değil.
CHP; Eylül 2010 referandumunda, Ha­ziran 2015 seçimleri sonrasında, 16 Nisan referandumunda ve son olarak 24 Haziran seçimlerinde varlık gösteremedi.
AKP hata üzerine hata yapıyor ama CHP oralı değil.
Kimsenin moralini bozmak istemem ama 31 Mart seçimlerine kadar durumun değişe­ceğini sanmıyorum.
Seçime 42 gün kalmış ama CHP çok ciddi iç sorunlar yaşıyor. Böyle giderse seçimler­den sonra 2-3 CHP ortaya çıkar.
Sayın Kılıçdaroğlu;
Kim size ne diyor bilemem ama çok farklı bir söylem ve eylemle ortaya çıkmaz mucize bir tutum ve davranışla insanları inandıramaz­sınız seçmenlerinizin en az %20’si sandığa gitmeyecektir.
Çevremdeki insanlardan aldığım izlenim, gazetecilik sezisi ve telepati bunu gösteriyor.
Parti örgütlerinizde ciddi sorunlar var.
İYİ Parti, HDP ve Saadet’le yapılan ittifak ya da uzlaşılar sağlam görünmüyor.
Devletin olanakları AKP’nin emrinde ama siz bu koşullarda seçime katılmayı kabul ettiğinize göre önceki referandum ve seçimlerde olduğu gibi önümüzdeki seçimin ‘adil ve özgür’ olduğunu peşinen kabullenmiş oluyorsunuz.
Medya yapılanmanız ise yeterli değil.
Muhalif gazetecilerin durumu bir başka alem çünkü birçoğu dürüst değil.
AKP’nin medyaya yönelik operasyonlarıyla televizyonlar ve gazeteler kapatıldı, binlerce gazeteci işsiz kaldı ama sözde muhalif gazete­cilerin bir bölümü sesini çıkarmadı bazıları da arkadaşlarına sahip çıkmadı.
2011 Arap Baharı sonrasında sözde mu­halifler arasında iktidara yalakalık yapma ve dostlarını satma konusunda yarışıyorlar.
Kendi inançlarından vazgeçenler, arka­daşlarına ihanet edenler ve üç beş dolar için ruhlarını şeytana satanlar sonunda kendileri de AKP’nin kurbanı oldular.
Oldular ama şimdi de piyasada dolaşıyor ve ‘en büyük muhalif biziz’ modundalar.
Utanmaz insanlar.
Suç onlarda değil suç onları ‘adam yerine’ koyanlarda.
Yahu insanlar atıldığında, aç sefil bırakıl­dığında, mahkemelerde süründüğünde ve zindanlara atıldığında neredeydiniz?
Demokrasi ve özgürlükleri hedef alan bun­ca saldırı yaşanırken ne yapıyordunuz?
Bizim bu muhalif gazeteciler aleminde inanılmaz çetrefilli hikayeler var.
Ayşenur Arslan’ın deyimiyle ‘Maniki Med­ya Mahallesi’.
Roman dilinde ‘Maniki’ kahpe demekmiş.
Aralarında inanılmaz oportünist, lümpen, çıkarcı ve kişiliksiz bir çok kişi var.
Bir çoğu kıskanç, birbirini çekemez ve kavgalı.
‘Tarafsızlık’ adına zaman zaman televiz­yonlara çağırılanların bazıları başka bir alem.
Merak etmeyin dürüst, öz verili, onurlu ve yurtsever olanlar da az değil.
Yandaş medyanın karanlık dünyası apayrı bir çirkef.
Aralarında çok sayıda eski fetö’cu var.
Medyası rezil olan bir ülkenin işi çok zor.
Böyle bir yapı iktidarın işine gelebilir ama muhalefet ve CHP’nin işi çok zor.
CHP kendisini haklı haksız eleştiren de­mokrasi ve özgürlük sevdalısı onurlu gazeteci­leri dinlemeli sonra da ikna etmeli.
Hem de hemen.
İnsanları kandırmanın bir alemi yok.
Ülkeyi kurtarmanın başka yolu asla.

gunlukbakis

gunlukbakis

2017 Temmuzunun ikinci yarısında başladığımız yayın hayatımızda, giderek yükselen bir grafik çizme hedefindeyiz....

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: