Hüsnü Mahalli: Yanlışlık var ama!

Avrupa ülkelerine kızdığı her seferinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kapıları açar Suriyeli mültecileri göndeririz” der.

Kapılar açıldığında, bunların kaçta kaçı Avrupa’ya gider bilinmez ama böyle bir olayda tüm dünya, Türkiye’ye düşman kesilir.

Fırat’ın doğusundaki operasyonda olduğu gibi.

Şimdi de bunlara IŞİD’cileri ekliyoruz.

İçişleri Bakanı Soylu, önceki gün, “Elimizdeki IŞİD savaşçılarını ister vatandaşlıktan çıkarsınlar ister çıkarmasınlar; kendi ülkelerine göndereceğiz” dedi.

1200 kişi olduklarını söyleyen Soylu, Avrupa ülkeleriyle var olan gergin ilişkilere söylem olarak yeni bir unsur eklemiş oluyor.

Demek ki Başkan Trump, “Alın bu IŞİD’cileri” dediğinde, Türkiye’nin başına yeni bir çorap örme planı yapıyordu.

Bu 1200 kişi daha sonra kaç olur bilinmez ama Ankara ne IŞİD’cileri ne de Suriyeli mültecileri Avrupa’ya gönderemez.

Gönderecekse İdlib’deki NUSRA’cıları da eklemek gerek.

Kaç kişi oldukları belli değil ama IŞİD ve NUSRA saflarında savaşmak üzere Türkiye üzerinden Suriye’ye girenlerin sayısının 80 bin kişi olduğu söyleniyordu.

Kaçta kaçı öldü bilinmez ama bu tür örgütlerle ilgili yazılıp çizilen her detayda acayip karanlık noktalar var.

Dezenformasyon tezgahlarını da unutmamak gerek.

Örneğin, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun pazar günü İdlib’le ilgili söyledikleri:

“İdlib ve Afrin’de sivil toplum örgütleri var ve bunların harcamalarının büyük bir kısmı AB tarafından fonlanıyor. Orada Suriye halkına olağanüstü güzel hizmetler götürüyorlar. Fotoğraflarını gördüm, bana bilgi verildi. Şimdi eğer askerlerimiz çekilseydi, bu hizmetlerin tamamı yok olacaktı”.

Önce inanamadım.

Kılıçdaroğlu, “Bana bilgi verildi” demiş.

Kim verdiyse, o bilgileri doğru vermemiş.

İdlib, terörist NUSRA ve benzeri örgütlerin ruh hastası militanlarının işgali altında.

Kılıçdaroğlu’nun bu konuyla ilgili onlarca demeci var.

Bu örgütler kendi çizgilerinde olmayan sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerine asla izin vermez.

İHH’ya belki!

AB ise bu örgütlerin faaliyetlerini fonlanmaz çünkü onlara göre de NUSRA, terör örgütüdür ve İdlib’i yöneten bu örgüt İdlib ve çevresinde karanlık bir toplum yaratmaya çalışıyor.

Ayrıca orası bir Suriye toprağıdır, terör örgütlerinin işgali atındadır ve onlara yapılan hizmetler ‘güzel’ olamaz.

CHP, oradaki Suriyelileri düşünecekse, NUSRA’cıların oradan atılmasına çalışmalıdır.

Kılıçdaroğlu’nun İdlib ve genel olarak AKP’nin Suriye politikasıyla ilgili tümü doğru yüzlerce tespiti var.

Ama en sonuncusu doğru değil ve CHP’nin baştan beri dile getirdiği gerçeklere gölge düşürmektedir.

Tıpkı tezkere konusundaki tavrında olduğu gibi.

Bu tür tavırlar CHP’nin OBİT projesine olan ilgiyi de azaltacaktır. 

CHP, Suriye konusundaki tavrından taviz vermemelidir yoksa AKP’den farkı kalmaz.

Çelişkiler çoğaldıkça ilkeler kaybolur.

Herkes içerde istediğini söyleyebilir, iktidar ve medyanın gücüyle bazı kesimleri inandırabilir ama dışarda bu işler öyle olmuyor.

435 kişilik ABD Temsilciler Meclisi’nde, 405 üye Türkiye aleyhine oy kullanıyorsa bu işin anlamı çok farklıdır.

Yakında herkes bunun ne demek olduğunu anlayacak ama iş işten geçmiş olacak.

Hamaset işe yaramaz.

Tek başına Kim Kardashian, Türkiye’den çok daha etkili lobi yapmıştır.

‘Güvenli Bölge’ planı çöktü ama Ankara bedelini çok ağır ödedi ve ödeyecek.

Çelişkilerle bir yere varılmaz.

PYD/YPG’ye terörist diyerek bu örgütlere destek veren ABD’ye kızan ve bu nedenle Fırat’ın doğusuna operasyon düzenleyen Ankara, benzer şekilde Şam’ın kendisine yönelik suçlamalarına sessiz kalıyor ama dünyada durum farklı.

Çünkü Suriye devleti de Ankara destekli Suriye Milli Ordusu’nu terörist ve hain olarak görüyor ve “Adana Anlaşmasına göre Türkiye topraklarına girip operasyon yapabilirim” diyebilir.

Trump ile Putin arasında sıkışan Erdoğan, önümüzdeki günlerde ne yapar bilinmez ama anlaşılan tarih tekerrürden ibaretmiş.

1950’li yıllarda, Türkiye’yi ‘Küçük Amerika’ yapma hayaliyle yola çıkan rahmetli Menderes, sonunda Türkiye’yi ‘Amerikan oltasında balık’ yaptı.

NATO, Bağdat Paktı, Kore’ye asker, Suriye sınırına asker yığma ve bir milyon mayın döşeme, onlarca Amerikan üssü ve Ortadoğu ülkelerine müdahale.

Biraz da BOP Eş-Başkanlığını anımsatıyor.

gunlukbakis

gunlukbakis

2017 Temmuzunun ikinci yarısında başladığımız yayın hayatımızda, giderek yükselen bir grafik çizme hedefindeyiz....

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: