İdlib’i sakın kafanıza takmayın

Herşeyi abartıyoruz. Bence rahat olun. Nasılsa tüm dünya bizi kıskanıyor diyen Hüsnü Mahalli’nin “Boşverin” başlıklı yazısı şöyle:

Bence ben ve benim gibiler her şeyi abartıyoruz.

Memlekette hiçbir sorun yok ve halkın ezici çoğunluğu hayatından memnun.

2019’da 50 milyon turist gelmiş ve milyarlarca dolar ve Euro’yu bırakıp gitmişler.

Türkiye kendi savaş uçaklarını, tanklarını, toplarını ve arabalarını yapıyor. Yakında bunların satışından milyarlarca dolar kazanacağız.

Rusya’ya sattığımız domates, biber, patlıcan ve hıyarlardan acayip para kazanıyoruz.

Yüzlerce köy yolu kapanıyor ama bazı yerlerde yüksekliği üç metreyi bulan karın manzarası süper.

Bazıları hariç kimsenin de doğal gaz fiyatlarından şikayet ettiği yok.

Vatandaş trafikteki tıkanmaların farkında bile değil çünkü yol boyunca cep telefonuyla konuşuyor, sosyal medyayı takip ediyor bazen de YouTube’dan son videoları izliyor.

Enflasyon ve fiyatlar sürekli düşüyor, yakında ekonomi rayına oturacak ve hızlı hamlelerle ülkeyle birlikte halk zenginleşecek.

Cinsel taciz ve saldırı haberleriyle kadınları hedef alan cinayetler abartılıyor çünkü dünyanın her yerinde bu olaylar yaşanıyor ve medya bunları haber bile yapmıyor.

Devletin yoğun ilgisiyle okullarda ve camilerde çocuklara dinleri, gelenekleri ve büyüklere saygı öğretiliyor.

Bir kuşak sonra, Türkiye dini bütün ideal bir ülke olacak.

Türkiye’de bu ve buna benzer çok güzel şeyler olurken dünya ülkelerinin birçoğu sefalet içinde çırpınıp duruyor.

Koskoca ABD bir ‘deli’ tarafından yönetiliyor.

Avrupa ülkelerinin çoğunda ekonomiler battı batacak.

Adamlar Türkiye’yi kıskanıyor.

Arap ve Müslüman ülkelerinin tümü Türkiye’ye gıpta ile bakıyor. Bıraksalar herkes 250 bin dolarla ev satın alarak Türk vatandaşı olacak.

Böyle giderse, on yıl içinde Türkiye nüfusu 150 milyon olur.

Şu Korona işi olmasaydı, bir o kadarı da Çin’den gelecek.

Koskoca Çin virüslerle uğraşırken, Türkiye sağlık alanında müthiş başarılara imza atıyor.

Her yıl Arap ülkelerinden, İran’dan ve hatta bazı Avrupa ülkelerinden on binlerce insan sağlık turizmi için Türkiye’ye geliyor.

Saç ektiren, dudak şişirten, sağını solunu gerdiren ve burun küçültenler; Türkiye’ye zenginlik katıyor.

Türk devleti; dünyanın birçok ülkesinde camiler inşa ediyor, o ülkelerin gençlerine burs vererek üniversitelerde okutuyor ve insanlarını her konuda eğiterek Osmanlı günlerini hatırlatıyor.

Yeri gelmişken söyleyeyim tarihle övünmenin hiç kimseye zarar yok ve olamaz.

Örneğin bir zamanlar Osmanlı Devleti, Avrupa ve Arap coğrafyasını yönetiyordu.

Hilafet bile İstanbul’daydı.

Uzatmayalım…

Yani bardağın dolu tarafına bakmalı.

Bardağa da haksızlık etmeyelim.

Örneğin, yapılan son araştırmada, vatandaşların %52.4’ü mutlu olduğunu söylemiş.

Sorunun sorulduğu saatler dikkate alınırsa bu oran kesin %70-80’dir.

Örneğin takımı kaybetmiş fanatik Galatasaraylı yeğenlerim Emre, Barış ve Varlık’a, o gün mutlu olduklarını söylettirmek işkenceyle bile imkansızdır.

Her seferinde elli liralık benzin alan vatandaş farkında olmayabilir ama deposu boş ve o sabah zam haberini alan birinin o an mutlu olması beklenemez.

Adama dolardaki yükselişi gerekçe göstererek mutluluğunu satın alamazsınız.

Son 18 yılda içkiye yapılan yüzde 1800 zamlarla, içki tüketenlerin sayısı çok azaldı. Benzer durum sigara için de geçerli.

Sağlıklı toplum yaratmanın yolu buralardan geçer.

Zamanla insanların nefesi, üstü ve başı kokmayacak ve herkes herkese sevgi ve muhabbetle sarılacak.

Sarılmak istemeyenler kafalarını tokuşturabilir.

İnsanlar temiz ve mutlu ülke ise müreffeh olacak.

Öyle diyor büyüklerimiz.

Her fani gibi, hepimiz ölümü tadacağız.

O zaman gevşeyin, rahat olun ve kendiniz için ölümlerden ölüm seçip sıranızı yani ecelinizi bekleyin.

“Acı var mı acı?” deyip dertlenmenin alemi yok.

İdlib’i sakın kafanıza takmayın.

Türkiye’nin arkasında kapı gibi Trump var.

O ne derse o olur.

Tweetle olmaz, mektupla olur.

Ama sonunda olur.

Ne olur yakında hep birlikte göreceğiz.

Üç vadede olmaz ama beş vadede kesin olur.

O zamana kadar da siz siz olun keyfinizi bozmayın.

Yani benim gibi yapın.

Yazıyı gazeteye göndermeden Türk ve Suriye birliklerinin İdlib’de savaşmaya başladığı haberleri gelmeye başlamıştı.

Hiç ilgilenmedim!

gunlukbakis

gunlukbakis

2017 Temmuzunun ikinci yarısında başladığımız yayın hayatımızda, giderek yükselen bir grafik çizme hedefindeyiz....

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: