İnce, Akşener, Adil Seçim Platformu ve düzen…

Daha önce Muharrem İnce ve Meral Akşener’ in seçim gecesi kaybolmaları ile ilgili yazmıştım. Seçim yenilgilerini peşinen kabul etmelerinin altında neler yattığını da sormuştum.

Bu konuda hiç mantıklı ve ikna edici açıklamalar yapılmadı. Yapılmadığı gibi parti içi siyasi gündemler yaratılarak ülkenin asıl gündeminden koşar adım uzaklaşılması için ne gerekiyorsa yapıyorlar. Çünkü önce de söylediğim gibi hepsi düzenin birer elemanı. Neler söylediklerini tekrar hatırlayalım. Sonra da Adil Seçim Platformu açıklamasına bakalım.

İnce 500 avukatla YSK nın önüne baskın yapacağını, YSK dan çıkmayacağını ve oylara herkesin sahip çıkması gerektiğini söylemişti. Konuşurken güzel.  Oysa seçim gecesi ortalıkta yoktu. Bir sürü senaryolar yazılıp çizildi bu konuda. Henüz sandıkların %30 u bile açılmamışken “adam kazandı” açıklamasını yapmış olmasının kendine göre açıklayamadığı bir nedeni vardır elbet. Açıklayamadığı diyorum, çünkü mitinglerinde konuştuğu her kelimenin aslında yalan olduğunu gördük. Mevcut düzenin bozulmasını o da istemiyordu.

Akşener ise, beni YSK nın önünden jiletle kazıyamazsınız, aklınızı başınıza alın gibi konuşmalarla adını topuklu efe ye çıkartırken, özünde topuklamanın nasıl olacağını dosta düşmana gösterdi. O da seçim gecesi ortalıkta yoktu, ve kimse kazımak için jilete baş vurmadı. Çünkü düzene hizmet edenlerdendi, insanları kandırdı.

Gelelim Adil Seçim Platformu nun açıklamasına ki, ben torunumu bile böyle bir açıklama türüyle ikna edemem. Hazırladıkları programın denemesini yapmamışlar, o yüzden çıkan sorunların çözümünü oluşturamamışlar. Bu açıklama bir saçmalık değil, soytarılık olabilir ancak.

Çocuğuna pilli bir oyuncak alırken bile çalışıp çalışmadığını kontrol etmeden ödemesini yapıp eve getirmezsiniz değil mi? Veya bir ampul aldığınızda yanıp yanmadığını kontrol edersiniz. Ülkenin belki de ölüm kalım savaşı sayılacak olan bir seçimi bu kadar hafife alabilecek bir platform oluşturulabilir mi? Bu açıklamaya kargalar bile gülmez. İnsanlarla dalga geçiyorlar. Çünkü onlar da düzenin sürmesinden yanalar.

Takım tutar gibi parti tutanlara söylüyorum. Önce kendi partilerinizi, parti yöneticilerinizi sorgulayın. Çünkü sizi sürekli kandırıyorlar. Sürekli sermaye ye ve emperyalist güçlere hizmet ediyorlar. Türkiye Cumhuriyeti halkı hiç birisinin umurunda değil. Kendinidinize lider aramayın. Bir ve bütün olmayı becerebildiğinizde bu düzenin savunucuları olan sahtekarlarda yok olacaktır.

Kendiniz olun yeter.

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: