Mahmut Alınak: SÜLEYMAN SOYLU’YA MEMUR DEĞİL, BİZİ TEMSİL EDECEK BELEDİYE BAŞKANLARI SEÇECEĞİZ

 

SÜLEYMAN SOYLU’YA MEMUR DEĞİL, BİZİ TEMSİL EDECEK BELEDİYE BAŞKANLARI SEÇECEĞİZ

Belediye başkan adaylarından alacağımız bir söz vardır. O sözü vermezlerse, bize boşuna çamur çiğnetmiş olacaklar.

Makamı ve rütbesi ne olursa olsun, hiçbir gücün halkın seçtiği belediye başkanlarını görevden alma hak ve yetkisi yoktur.

Halk iradesi mutlak ve dokunulmazdır.

Ancak Türkiye’deki işleyiş böyle değildir. Türkiye’de hükümet, “Gözünün üstünde kaşın var,” diyerek,” belediye başkanlarını görevden alıp hapishanelere kapatıyor, yerlerine de “kayyum” adıyla kendi yandaşlarını oturtuyor.

Süleyman Soylu “amir”, belediye başkanları da memur! AKP faşizminde uygulama budur.

Bir amir nasıl ki, mahiyetindeki bir memuru keyfince görevden alabiliyorsa, İç İşleri Bakanı da belediye başkanlarını öyle fütursuzca görevden alabiliyor.

Görevden alma tehdidi keskin bir balta gibi başının üstünde sallanıp dururken, hangi belediye başkanı rahat çalışabilir?

Peki biz şimdi Süleyman Soylu görevden alsın diye mi belediye başkanlarını seçeceğiz?

Bunca çaba, bunca hayhuy ve kan ter içinde koşuşturma boşuna mıdır?

Süleyman Soylu, bizim bin bir emekle seçeceğimiz belediye başkanlarını görevden alacak, biz de yakın tarihte olduğu gibi iç çekerek gidip evlerimizde televizyon seyredeceğiz, öyle mi?

Biz seçmenler, Tolstoy’un da dediği gibi YUMRUĞA YUMRUKLA KARŞILIK VERMEDEN, sivil bir direnişle hayatı bu YEŞİL FAŞİZME zehir edebilmeliyiz.

Halkın sessizliği moralleri bozmasın, bir kıvılcım bir devrim meşalesine dönüşebilir. AKP bunun farkındadır, sokakta terör estirmesinin nedeni de budur.

AKP sivil bir direnişle karşılaşacağını hissettiğinde belediye başkanlarına bile dokunamaz. Aksi halde çılgınlıklarına devam edecektir.

Sözü fazla uzatmayayım.

İç işleri Bakanına belediye başkanlarını görevden alma yetkisi veren kanun kararlılıkla reddedilmeli ve yürürlükten kaldırılması için bugünden etkin bir kampanya başlatılmalıdır.

Bu kanun olduğu sürece hiçbir belediye başkanı güvende olamaz.

Ve…

Seçilecek yeni belediye yönetimleri, belediyeleri halkın ekonomik, demokratik, sosyal ve kültürel sorunlarına çare arayan bir YEREL PARLAMENTO gibi çalıştırma görevini önüne koyarak..

Seçimden hemen sonra her mahallede bir mahalle meclisi seçimini örgütlemelidirler.

Sonra da bu mahalle meclisleri birleşerek büyük HALK MECLİSLERİNE dönüşmelidirler.

Diyarbakır, Şırnak, Darıca, Aliağa, Yüreğir halk meclisleri gibi…

Bu halk Meclisleri, belediye icraatlarını denetleyen ve gerektiğinde veto eden SENATOLAR gibi çalışacaktır.

Bu projeler yürütülürken, Süleyman Soylu da elbette boş durmayacaktır.

Herhangi bir görevden alma girişiminde belediye başkanları ile belediye ve halk meclisleri öncülüğünde bedeli ödenmeye hazır bir sivil direniş sahnelenmeli Süleyman Soylu ve AKP yaptığına bin pişman edilmelidir.

Yapılması gereken budur.

Seçilecek belediye başkanlarının böyle coşkun bir direniş ruhu yok ise, “eski tas, eski hamam…” hiçbir şey değişmeyecek, dökülen ter heba olacaktır.

Belediye başkan adaylarından alacağımız söz bu olmalıdır.

Bu sözü vermezlerse bize boşuna çamur çiğnetmiş olacaklar.

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: