Mahmut Alınak yazdı: Matem Zamanı

MATEM ZAMANI

 

Akıl sağlığımızı eğer kaybetmemiş isek…

AKP diktatörlüğünün bu insanlık dışı düzeninde yaşamak tam bir işkencedir.

Hak arama özgürlüğü kan ve şiddetle bastırılıyor. Hak arayanlar yasaklı meydanlarda polis saldırısına uğruyor, cezaevlerine atılıyor.

Devlet terörü sokaklarda  kol geziyor.

AKP, MHP ve yandaş medya, ırkçılık morfini ile zehirlediği Türk insanına ihanetlerin en büyüğünü yapıyor.

Derin bir acı ile belirmek isterim ki- AKP, MHP ve yandaş medyanın bu hain ırkçı propagandası yüzünden- “Kürt ve Alevi” dendiği zaman, birçok Türk’ün tüyleri diken diken olmaktadır.

Irkçılığın hedefi olan Arap, Ermeni, Çerkes ve diğer mazlum haklardan söz etmeye gerek bile yoktur.

Emekçiler için tek çıkar yol birlik olmak iken…

Ne yazık ki, Kürde, Alevi’ ye ve diğer halklara düşman olan Türk insanı, kendi canını yakan sorunlardan bu alçak tuzakla uzaklaştırılmış oluyor.

 

KORKU KRALLLIĞI

Yaratılan korku atmosferinde neredeyse dilsiz bir toplum olduk.

Bizi sopa ile güdülen bir koyun sürüsü gibi yönetmek istiyorlar.

Ve sadece yeme, içme, üreme ve barınma üzerine kurulmuş basit bir hayat geçirmemizi sağlamaya çalışıyorlar.

Devlet imkânlarını ele geçiren hırsızlar, halkın malı yeraltı ve yerüstü zenginliklerini amansızca yağmalıyorlar.

Sömürü, işsizlik, yoksulluk ve pahalılık tüm şiddetiyle doludizgin sürerken…

Devlet ve PKK arasında on yıllardır süren savaş bu toprakları bir mezarlığa çevirdi.

“MEHMEDİM” POHPOHLAMALARI

 Devleti yönetenlerin çocukları halkın cebinden prens ve prenseslere has masalsı hayatlar yaşarken, yoksulların çocukları binler, on binler halinde “MEHMEDİM” pohpohlamaları ile ölüme gönderiliyor.

Ama ne hikmetse onların çocukları hiç “MEHMEDİM” olmuyor!

Yük hep halkın omuzlarımızda…

Savaş için harcanan katrilyonlar savaş kararı veren AKP/ MHP /CHP yönetimlerinden değil, halkın cebinden çıkıyor.

Sözü uzatmanın lüzumu yok.

Sınırın ister bu tarafında, ister öteki tarafında olsun…

Ölümlere seyirci kalmak ve sadece kınayan söz ve yazılarla geçiştirmek, vicdan rahatlatma ve suç ortaklığıdır.

ÇARESİZ DEĞİLİZ

Elimizden bir şey gelmiyorsa, hiç değilse matem tutabiliriz.

İnsani vasıflarımızı eğer kaybetmediysek…

Ölen gençleri kendi çocuğumuz gibi hissetmeli, onlar için yas tutmalı ve kimden gelirse gelsin ölüme hayır diyebilmeliyiz.

Bunun için ne mi yapabiliriz?

Hiç değilse yakamızda siyah bir kurdele veya kolumuzda siyah bir bantla matem tutup, silaha ve ölüme itiraz edebilir…

Sosyal medya hesaplarımızdaki sayfalarımıza matemin simgesi olan siyah bir kurdele koyabiliriz.

Ben bugünden sonra yakamda hep siyah bir matem kurdelesi ile sokakta olacağım.

 

SİLAHA VE ÖLÜME İTİRAZI OLANLAR

 

Silaha ve ölüme itiraz eden duyarlı kardeşlerimizin…

Matemin simgesi olan siyah bir kurdeleyi yakalarına veya siyah bir bandı kollarına takacaklarını ümit ediyorum.

Yakalarında siyah matem kurdeleleri veya kollarında siyah matem bantları ile sokaklarda gezinen milyonları gözümüzde canlandıralım!

Bir kartopu gibi büyüyüp sayımız yüz binlere, milyonlara ulaştığında…

Sessiz direnişimizin sesi, silahların sesini susturacaktır.

Gençler, çocuklar…ölürken düğün bayram etmek niye?

SLOGANIMIZ,

DÜĞÜN EVİNDE DEĞİL, MATEMDEYİZ.

 

SİLAHLAR SUSUNCAYA  KADAR  DA MATEMDE  

KALMAYA  DEVAM EDECEĞİZ!

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: