Mahmut Alınak yazdı: ÖZGÜRLÜK İÇİN REFERANDUMA ÇAĞRI 

ÖZGÜRLÜK İÇİN REFERANDUMA ÇAĞRI
Bundan önceki yazımda, ‘Artık ayağa kalkma vaktidir. Yeni bir projeye ve atılıma ihtiyaç var,’ demiş ve size o yeni proje hakkında bir öneri ve çağrıda bulunacağımı belirtmiştim. İşte o öneri ve çağrı:
Adımızı nasıl unutmuyorsak, şu iki gerçeği de aklımızdan hiç çıkarmayalım: Birincisi; ülkenin tüm zenginlikleri, dağlar, ovalar, ormanlar, bağ ve bahçeler, madenler, petrol, akarsular, göller, denizler, sahiller, akla gelebilecek tüm zenginlikler sizindir. Gelgelelim size ait olan bu dev hazine devlet gücünü elde tutan hanedanlar tarafından gasp edilmiştir.
İkincisi; bu hanedanların diktikleri gökdelenler, milyar dolarlarla kurdukları dev şirketler, bankalar, fabrikalar, beş yıldızlı oteller, yatlar, yalılar, saraylar, tramvaylar, mertobüsler, yollar, köprüler, kasalarına oluk oluk akan milyar dolarlar, sömürülen halkın kanı ve alın teri ile elde edilmiştir. Bu nedenle tüm bu mal, mülk ve paralar halkındır, sizindir.
BÜYÜK FIRSAT 

Yapılacak şey, bu zenginliklerin asıl sahiplerine, yani size iade edilmesidir. Zenginlikler sizin olacak, devleti ve ekonomiyi siz yöneteceksiniz. Ancak… Meclis’teki o mide bulandırıcı horoz dövüşüne aldanıp, makam ve rant derdindeki siyasetçilerin oyuncağı olduğumuz sürece, bizleri özgürlüğe, refaha ve insanca yaşamaya çağıran bu parlak düş hiçbir zaman gerçekleşmeyecek. Yani bu diktatörlük bizim kanımızla semirip bizi boğmaya devam edecek.
“Ülke zenginlikleri bizim olsun, sevdiklerimizle özgür ve mutlu bir hayat geçirmek istiyoruz,” diyorsanız, işte ayağımıza gelen büyük bir fırsat! Hemen bilgisayarınızın başına geçin ve emekcicumhuriyetlerbirligi.org sitesine girin.
Orada referanduma sunulan EMEKÇİ CUMHURİYETLER BİRLİĞİ ANAYASASI TEKLİFİ’ ni bulacaksınız. Bu anayasa teklifi, Türkiye ve Kürdistan’da yaşayan Türk, Kürt, Çerkes, Arap, Laz, Ermeni, Rum, Roman, Süryani, Yahudi, Ezidi, Kürt ve Türk Aleviler ve diğer emekçi halkların mutlu ve zengin geleceğini müjdeleyen bir özgürlük bir anayasasıdır. Dikkatle okuyun ve yaratıcılığımızı öldüren kaygı ve önyargıları bir kenara bırakarak üstünde uzun uzun düşünün.
“Evet, ben böyle ışıklı bir hayat istiyorum, zincirlerimi koparıp ülkemi yönetmek istiyorum,” diyorsanız, imzanızla bu referanduma katılın ve çevrenizde yaygınlaştırın. Hepimizin ihtiyacı olan tek şey biraz cesaret ve fedakârlıktır. Ya kaderimize el koyup özgür, mutlu ve zengin bir hayata kavuşuruz; ya da bu düzenin böcek muamelesi yaptığı sözde özgür topluluklar olarak içimizde hep bir sancı ile kıvranmaya devam ederiz.
HAZİRAN’DA ALTERNATİF SANDIKLAR
Bu anayasa teklifine vereceğiniz bir imzayla hayatınızın hâkimi olma yolunda büyük bir adım atmış olacaksınız. İnternet üzerinden yapılacak bu referandum hepimizin ortak çabasıyla yaygınlaşıp büyürse arkasından sonuç alıcı başka adımlar da gelecek.
Bilindiği gibi bu Haziran’da milletvekili seçimleri olacak. Öteki tüm seçimler gibi bu seçimin de halka hiçbir faydasının olmayacağını artık sokak kedileri bile biliyor. Hayal bu ya, seçimin yapılacağı gün sokaklarda kurduğumuz alternatif sandıklarla kendi anayasamızı referanduma sunduğumuzu bir an düşünelim. Halkın düğüne gider gibi sevinç içinde referandum sandıklarına koştuğunu hayal edelim! Siz söyleyin, hangi güç zafere böyle kilitlenmiş bir halkın karşısına çıkabilir? O tarihi an herhalde hanedanlar düzeninin sonu, bizim ise yeniden dirilişimiz olurdu.
RUHU KÖLELEŞMİŞ OLANLARA KİMSE YARDIM EDEMEZ
“Ben bu köle hayattan ve bu düzenin çarmıhında kalmaktan memnunum,” diyenlere ne sizin, ne de benim söyleyecek bir sözümüz olamaz. Çünkü ruhunu celladının katil ellerine teslim etmiş olanlara kimse yardım edemez. Oysa hiçbirimiz bu tiksindirici düzeni hak etmiyoruz.
Sözümün muhatabı, “Ben bu hanedanlar düzenini reddediyor ve onurlu bir hayat yaşamak istiyorum,” diyen kadın, erkek halk kahramanlarıdır. Gelin, diyorum; gelin el ele verip kendi mutlu geleceğimizi birlikte kuralım. EMEKÇİ CUMHURİYETLER BİRLİĞİ ANAYASASI teklifine bir imza verelim ve referandumu yaygınlaştırarak büyütelim. Ortaya çıkacak muhteşem eser sevdiklerimize armağan edeceğimiz şeref madalyamız olacak. Önümüzde iki yol var: Ya marabalık, ya özgürlük! Tercih bize kalmış. (İKİ YIL ÖNCE BUGÜN YAYIMLADIĞIM MAKALE)

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: