Mehmet BAKIR:  BU ZAMLAR NEYİN NESİ?

BAKKAL, MARKET, MAĞAZA,  AKARYAKIT, GAZ, DOĞAL GAZ, HARÇ ÜCRETLERİ daha doğrusu her şeye yapılan zam ile halk iyice fakirleşti. Türkiye de yaşayan insanların çoğu evine meyve ve sebze götüremez durumda.  Toplum olarak büyük bir felaketin içinde çırpınıp duruyoruz.  Esnaf kira borcunu, sigorta borcunu, bağ-kur borcunu hatta yanında çalıştırdığı elemanının aylığını ödeyemiyor.  Aileler mutfak kapısına kilit vurmuşçasına geçim derdinde. Siyasetçilerin yaptığı açıklamalar ise; vatandaşın güllük – gülistanlık içinde yaşamlarını sürdürdüğü yönünde.  Dış devletlere kafa tutup kendi halkını perişan eden bir yönetim anlayışı ile aynı gemide yol almak bence çok riskli bir durum.
Türkiye ekonomisinin son derece kötü olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu durumdan kurtulmanın yolunu milletçe aramamıza rağmen, kemerlerimizi sıkmamıza rağmen hiçbir önlem alınamıyor! Televizyon ekranlarında liderlerin son derece çirkinleşerek gündem değiştirme yolunu seçmesi, hakaretlerin, küfürlerin, yumrukların konuşması, tehditlerin havada uçuşması gösteriyor ki; Türkiye siyasi ahlak erozyonu içinde.
Türkiye’nin sorunlarına çözüm bulmaları için TBMM ye gönderdiğimiz kişilere bir bakınız!
Ellerini kaldırıp indirmekten başka hiçbir işe yaramayan bu insanlar seçim için kapı – kapı , şehir – şehir dolaşıyor.
Partilerinin propagandalarını yine devletin imkânlarını kullanarak yapmaktan vazgeçmiyorlar. Ülkede yaşanan ekonomik sıkıntı onlar için önem arz etmiyor!
Onların bir tek derdi var; “bir oy nasıl kaparız”
Toplumun psikolojisi bitmiş. Beyinler uyuşturulmuş. Din-kitap-Allah-Peygamber gibi değerli maneviyatlarımız siyasete alet edilerek insanların kendileriyle birlikte hareket etmeleri yönünde her yola başvuruyorlar.
17 yıllık iktidar son iki yıl içerisinde ülkenin yüzde 80 ini ekmeğe muhtaç hale getirdi. Yabancı sermayeye muhtaç etti.  Borcunu, borç alarak ödemeye mahkûm etti.
18 yaşından büyük milyonlarca kişi bir şekilde sabıkalı oldu.
Cezaevleri dolup taştı.
Fuhuş yaşı: 11
Uyuşturucu kullanma yaşı : 9
Hırsızlık, cinayet, gasp ve taciz olayları kat kat arttı.
Ekonomik sıkıntı içinde yaşayan insanlara birde bütün bunlar yetmiyormuş gibi “iktidar baskısı” başladı. Küçük esnafa verilen cezalar, sürücülere kesilen haksız cezaların ardı arkası kesilmedi.  İnsanların nefes alması dahi zorlaştırıldı. Şimdi yerel seçimlere giden ülkede yine “yalanlar, dolanlar, vaatler” veriliyor.
Düne kadar AK Parti için söz söyletmeyenler bugün sert ifadelerle kızgınlıklarını dile getirebiliyorlar. Geçim derdine düşen namuslu insanlar, siyaseti ve siyasetçiyi ellerinin tersi ile bir kenara bırakabiliyor. Futbol takımı tutar gibi siyaset yapılmayacağının farkına geçte olsa varan insanların olması mutluluk verici.
Yerli ve yabancı sermayeye laf geçiremeyen iktidar sayesinde zamların ardı arkası kesilmiyor. Marketlere korku verircesine açıklama yapanların bu güne kadar bir kuruş dahi indirim yaptıramadığına hepimiz şahit oluyoruz.
Allah aşkına gittiğimiz hangi markette indirim var?
Tam tersine dün aldığınız ürün bir gün sonra tekrar zamlanmış olarak önümüze geliyor.
Herkes aklını, fikrini başına almalı. Yuvasını,çocuğunu , geleceğini düşünen insanlar verecekleri karar doğrultusunda ülkeyi aydınlığa taşıyacaktır.
Hiç kimse inanmasın (!) Cennet belgesi ile öbür dünyaya gideceğine…
Bu dünyayı cehenneme çevirenlere verilmesi gereken belge var.!
Yanlış siyaset ve tutum içinde beceriksizce yaptıkları yönetimler yüzünden ülkenin çıkmaz bir yıkıntıya sokulduğunu asla unutmayalım.  Ve kendimize tekrar tekrar soralım. BU ZAMLAR NEYİN NESİ?

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: