Rüsum-ı Sitte’den Duyun-u Umumiye’ye Osmanlı

Osmanlı İmparatorluğu devrinde 24 Ağustos 1854’ten başlayarak ödenmesi 25 Mayıs 1954’e kadar süren dış borçlanmaların ve bunların ödenip kaldırılması için kurulan teşkilatın adı.

Duyun-u Umumiye, Genel borçlar anlamına gelen XX. yüzyıl tarihine ait bir kavram.

Osmanlı Devleti’nin bütçe açığı 1844’de önemli önemli sayılmayacak bir açık gösterirken, 6 yıl sonra bütçe açığı 294.280.000 akçeye çıktı. Bu açık 1874 yılında 5.000.000 altın liraya, yani devletin bütün gelirlerinin %25 ine vardı. Duyun-u Umumiye’nin başlangıcı olan 5.000.000 İngiliz liralık bir borçlanmanın yapılmasında Osmanlı Rus savaşın da etkili oldu. Osmanlı maliyesi İngiltere ve Fransa kamuoyunun Osmanlılar safında bulunmasından yararlanarak, karşılık olarak gösterdiği 60.000 keselik yani 300.000 liralık Mısır ili yıllık vergisiyle, Londra da Palmer ve ortaklarından, Paris de Goldschmit ve ortakları firmasından ilk borçlanmayı yaptı. İlk borç 5.000.000 üzerinden 2.000.000 İngiliz altını idi. Borç süresi 15 yıl olup, bunun Osmanlı hesabıyla tutarı 11 altın 10 İngiliz lirası hesabıyla 3.300.000 lira ediyordu. Komisyon ve öteki giderler çıkınca hazineye giren para 2.286.285 lira oldu. Bu para Kırım savaşının giderlerine yetmediğinden 27 Haziran 1855 de 5.000.000 liralık ikinci borçlanma yapıldı. Bunları 5.000.000 lık 1858 ve 400.000.000 Franklık Mires firması borçlanması takip etti.  Bu sırada hükümetin iç borçları 18.000.000 altın liraya varmış bulunuyordu. Bu iç borçlar da dolaylı olarak Londra ve Paris bankerlerine dayanmaktaydı. Hükümet iç borçlarını ödeyemediği takdirde bunun etkisi Londra ve Paris borsalarında görülecekti. Bunun üzerine borçlanma konusunda İngiltere hükümetinin yardımı istendi. Buna karşılık olarak İngiltere hükümeti:

duyunu umumiye ile ilgili görsel sonucu

1- Yabancılara, Osmanlı hükümetine ait emlakı satın alma ve kiralama hakkının tanınmasını,

2- Bu emlakın rehin gösterilmek suretiyle tahvil çıkartılmasını,

3- Vakıfların kaldırılmasını,

4- Osmanlı maliyesi nin milletlerarası bir kurulışun denetimine bırakılmasını şart koştu.

Osmanlı İmparatorluğu nun mali bağımsızlığını sarsacak nitelikli bu şartlar kabul edilmeyerek; Paris li banker Mirees ile 400.000.000 franklık bir borç anlaşması yapıldı. Ancak bankerin tutuklanması üzerine bu sözleşme feshedilmiş oldu.

Abdülaziz devrinde yapılan 200 er milyon franklık 1862 ve 1863 borçlanmaları, kaimelerin (kağıt para) ve iç dalgalı borçların ödenmesinde kullanıldığından olumlu bir değer taşır. Fakat bundan sonraki borçlanmalar daha önceki alınan borçların faizlerini ödeyebilmek için yapıldığından Osmanlı maliyesini bir kat daha kötü duruma soktu.

1874 yılına kadar 20 yıl içinde 15 borçlanma yapıldı.

Osmanlı hükümeti daha 1865 yılında borçlarının faizlerini ödeyemez duruma düşmüştü. Bir süre yeni kurulan Osmanlı Bankası nın desteği Osmanlı maliyesini iflastan kurtarmıştı.

1875 mali yılında programsız, plansız yapılan borçlanmalar yüzünden iflas kendini gösterdi. 1875 taksitleri yine Osmanlı Bankası nın avanslarıyla kapatıldıysa da hükümet 10 Ekim kararnamesiyle bunu açıklayarak islası kabul etti. Bu kararnameler Ramazan ayında yayınlanan bir kanunla onaylandığından bunlara “Ramazan Kararnameleri” denir.

Böylece Osmanlı Devleti ni mali kontrol altına alacak ortam doğmuş oluyordu. Avrupa Devletleri, vatandaşlarının haklarını güven altına almak için, genellikle mali kontrolü esas tutan çeşitli ödeme planları ileri sürdüler. Bu teklifler Osmanlı hükümetince reddedildi. Bununla birlikte 10-22 Kasım 1879 kararıyla pul,tütün,içki,ipek, av, tuz resimlerinin gelirleri 10 yıl süreyle Galata bankerlerine bırakılarak başına Fransız Hamilton Long un getirildiği “RÜSUM-I SİTTE” idaresi kuruldu.İstanbul bankerlerine verilen bu imtiyaz, dış dış borçların sahiplerini de harekete geçirdi.Fransız ve İngiliz hükümetleri protesto ettiler. İş siyasi bir müdahale şeklini alınca Osmanlü hükümeti 1880 de yayınladığı bir notayla kupon sahiplaerine “Rüsum-ı Sitte” idaresi yerine seçecekleri bir bankayı kabul ediyor, bankanın altı geliri yönetmesini ve Osmanlı Düyun-ı Umumiye sinin ödemesini uygun buluyor, yalnızca genel denetleme hakkını elinde bulundurduğunu bildiriyordu.Borçlar içinse %8 olarak dondurulmuş bulunan gümrük resminin yükseltilmesi mümkün olduğu takdirde elde edilecek gelir fazlasıyla temettü vergisinde görülecek gelir fazlasının, Doğu Rumeli eyaletinin gelirini, Kıbrıs Adası ile Bulgaristan emaretinin yıllık gelirlerini ve devlet gelirlerindeki artışları karşılık gösteriyordu.

duyunu umumiye ile ilgili görsel sonucu

Bu temel ilke üzerinde Server Paşa nın başkanlığında başlayan görüşmeler Eylül-Aralık 1881 arasında devam etti. Kupon sahiplerinin ortaya attığı uluslararası komisyon reddedildiyse de, kupon sahiplerinin seçeceği temsilcilerden meydana gelen bir Düyun-ı Umumiye Meclisi kabul edildi. “Rüsum-ı Sitte” yeni meclise bırakıldı.

Düyun-ı Umumiye idaresi: Düyun-ı Umumiye-i Osmaniye Meclis İdaresi 7 üyeden oluştu. Bu üyelerden birisini İngiliz ve Hollandalı alacaklılar, birisini Fransız alacaklılar, birisini Alman alacaklılar, birisini İtalyan, birisini Osmanlılar ve öncelikli alacaklılar için de bir temsilci ayrıldı. Üyelik süresi 5 yıldı. Üyeler yılda 2000 İngiliz lirası maaş alıyorlardı. İstanbul da oturanlara da 1200 İngiliz lirası maaş verildi, öncelikli alacaklılar temsilcisinin 500 İngiliz lirası huzur hakkı vardı. Başkanlık 5 yıl süreyle İngiliz, Fransız temsilcilere ait bulunuyordu. Onların yokluğunda en yaşlı üye başkanlık ederdi.

Meclisin görevi, idareye tahsis edilen gelirin toplanması ve idaresiydi. Yönetim giderleri çıktıktan sonra kalan para, borç taksitlerine dağıtılacaktı.

Kaynak: e-tarih.org/sozluk

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: