Seçimlerin üzerinden iki hafta geçmesine rağmen seçimin meşruiyeti ve sandık güvenliği halen tartışılıyor. Seçim günü müşahitlerin darp edilmesi ve silahlı kişilerin sandık çevresinde toplu oy kullanmasına yönelik şikayetler sık sık gündeme geldi. Bu tür haber ve görüntülerin sosyal medyaya en fazla yansıdığı bölgelerin başında Urfa’nın Suruç ilçesi geldi.

İstanbul Barosu üyesi Avukat Deniz Güneş, seçim günü sandık güvenliği için Suruç’ta görev yaptı. Güneş, gittiği okulda yaşanan arbede sonrasında uzun süre odada kilitli kaldı, bulunduğu okul silahlı kişilerce sarıldı ve AKP’li görevlilerin “Bu kadını vuralım mı?” tehdidine maruz kaldı.

Suruç’ta sandık güvenliğinin olmadığını dile getiren Güneş, tutanakların imzalı ancak boş bir şekilde ilçe seçim kuruluna getirildiğini ve orada doldurulmuş olabileceğini belirtti. Güneş, Urfa’nın Eyübiye ilçesinde 40 sandıkta, Hilaliye’de 100 sandıkta, Siverek’te 17 sandıkta, Viranşehir’de 30 sandıkta ve Suruç’ta 30 sandıkta sadece AKP’ye oy çıktığını belirtti.

ANKARA BAROSU’NUN ÇAĞRISINA 81 BARODAN 32 BARO RİAYET ETMİŞ

Güneş, Artı Gerçek’in seçim günü Suruç’ta yaşananlara ilişkin sorularını yanıtladı:

– Suruç’a baronun görevlendirmesiyle mi gittiniz?

Ankara Barosu Başkanı seçimlerden önce Türkiye’deki bütün barolara şeffaf ve adil bir seçim olması için “her ilde her okula bir avukat” çağrısı yapmıştı, bu çağrıya 32 baro riayet etmişti. İstanbul Barosu üyesi bir avukat olarak eğitim koordinasyon sorumlusu olarak sandık güvenliği konusunda eğitimi verdim. İlk olarak İstanbul Barosu’nda baro başkanlarına eğitim verdik. Doğu’daki sıkıntılı olan sandıklar zaten belliydi, referandum döneminde bu sandıklarda sorun çıktığını biliyorduk. Diyarbakır Barosu’nun çağrısı üzerine Diyarbakır’a gittik ve çalıştay yaptık.

Çeşitli illere giderek avukatlara sandık güvenliği konusunda eğitim vermeye devam ettim. Urfa’ya gittiğimde durumun daha farklı olduğunu gördüm. Eğitim sırasında avukatlar söylediğim her şeye gülüyorlardı. Ben ilk başta benimle dalga geçtiklerini düşündüm ancak daha sonra onlarla konuşmaya başlayınca neler olduğunu anladım.

CAN GÜVENLİĞİ YOKTU

– Neler anlattılar?

Örneğin 135 sayılı genelgenin değişikliğinden önce sandık başkanları araç gereçlerini gidip daha önceden alıyordu ancak torbanın açılması yasaktı. Buna rağmen bir köyde, bir sandık başkanı, seçim günü oy kullanmanın zor olacağını belirterek, geceden kullanılan oyları getirmiş. Silahlı kişiler sandık çevresinde oyları değiştirerek blok oy kullanmış ve bunlar hakkında çok fazla hukuki işlem yapamamışlar. Avukatlar ayrıca can güvenliklerinin olmadığını anlattılar.

AVUKAT SAYISINDAN DOLAYI HER OKULA AVUKAT YERLEŞTİREMEDİK

– Her okula bir avukat yerleştirebildiniz mi?

Çoğunlukla başardık. İstanbul’da her okula bir avukat, bazı okullarda iki avukat görevlendirdik ancak tüm illerde aynı olmadı. Çünkü İstanbul Barosu dünyanın en kalabalık barolarından biri, bu yüzden bunu yapabildik. Ancak Şanlıurfa Barosu’na kayıtlı avukat sayısı bin iki yüz. Böyle olunca kayıtlı avukatlar görev alsa bile okul sayısı fazla olduğu için avukat sayısı yetmiyor. Her okula bir avukat yerleştirmek hedefiyle başlamıştık ancak bunu başaramadık. Böyle olunca böyle illere dışarıdan avukat gönderelim dedik.

SURUÇ’TA AVUKATLAR GÖREV ALMAKTAN KORKTU

Suruç’ta görev yapacak avukat bulmak zor oldu. Seçimlerden önce yaşanan olaylardan dolayı avukatlar da korkuyordu. Suruç’ta yaşayan avukatlar, seçimlerde görev yapmaları halinde, daha sonrasında orada yaşayıp, çalışmak konusunda sıkıntı çekeceklerini düşünerek görev almadı. O yüzden dışarıdan avukat görevlendirdik.

– Dışarıdan kaç avukat görevlendirildi?

Tüm Urfa’da dışarıdan sadece beş avukat görevlendirilebildi. Suruç’ta da dışarıdan iki, ayrıca Suruçlu bir avukatla birlikte toplam üç avukat vardı. Ben de o üç avukattan biriydim. Urfa’ya uçak olmadığı için önce Antep’e sonra bir araçla Suruç’a geçtim. Her okula bir avukat görevlendiremediğimiz için avukatlar gezici olarak okullara dolaşmak zorunda kaldı. Saat 3’te Suruç’a vardık. Okulları gezmeye başladık. O saatte sakindi. Bazı okullarda zırhlı araçlar vardı. Biz yoldayken Suruç Kız İmam Hatip Lisesi’nde bir bıçaklama olayı yaşanmıştı ancak bunu teyit etmekte zorlandık. Namık Kemal İlköğretim Okulu’nda sıkıntı yaşandığına dair barodan bana haber geldi, ben de bunun üzerine o okula geçtim.

AKP SANDIK KURULU ÜYESİ HERKESİN GÖZÜ ÖNÜNDE ZARFLARI SANDIĞA ATTI

– Neler yaşandığı orada?

Bu anlatacağım kısım ben gelmeden önce yaşanmıştı. 3 AKP gözlemcisinin bulunduğu sınıfta kadın kabinin arkasına geçiyor, bunun üzerine HDP müşahidi polisi uyarıyor. Polis de “Kızlar ayıp olmuyor mu?” diyerek onları uyarıyor. Perde açıldığında 20-30 kadar mühürlü zarf içine konulmuş pusula buluyorlar. Orada bir karışıklık oluyor ve AKP sandık kurulu görevlisi o karmaşada herkesin gözü önünde zarfları alarak sandığa atıyor. Ben de bunun için hukuki işlem yapmaya gittim. Bunun bir tutanağı tutuldu. Şikayet dilekçesinin sandık kurulu tarafından alınıp şikayet hakkında bir karar alınıp deftere geçirilmesi gerekiyordu.

“KADIN SORUN ÇIKARIYOR, VURALIM MI?” DİYE ARALARINDA TARTIŞMIŞLAR

– Yapmadılar mı?

Yapmaya çalıştım ancak kesinlikle dilekçem alınmadı. Ben ısrar edince ortalık tekrar gerildi. Karışıklık oldu, polis düzeltmeye çalıştı ancak başaramadı. Arbede gibi bir durum oldu ve AKP’li görevliyle sandık kurulu üyeleri arasında Kürtçe konuşma oldu. Ben ne konuştuklarını anlayamıyordum, sonra öğrendiğim kadarıyla kendi aralarında konuştuklarında biri benim için “Bu kadın sorun çıkarıyor, ne yapalım, vuralım mı?” diye sormuş, diğeri de “Misafir, dışarıdan geldi. Başımıza iş açılmasın” diyor ve bunu kendi aralarında tartışıyorlar. Bu olay nedeniyle polisler beni korumak için bir odaya kilitledi. Bu olayı duyan kalabalık silahlı bir grup okulun etrafını çevirdi.

– Kaç dakika odada kilitli kaldınız?

Uzun bir süre kilitli kaldım. Daha sonra görevli milletvekillerini, baroyu ve basını aradım ama kimse oraya ulaşamadı. Bir süre sonra kalabalık da dağıldı.

ISLAK İMZALI TUTANAKLARDA İMZA VARDI ANCAK OY SAYIMINA DAİR RAKAM YOKTU

– Ne yaptınız daha sonra?

İlçe seçim kuruluna gittik. Girişte baro odası vardı, koridorun sonunda ilçe seçim kurulu vardı. Bizi ilçe seçim kuruluna almadılar. Baro odasında durduk, orada gelen tutanakları, oyları kontrol etmeye çalıştık. Islak imzalı tutanakta imzalar vardı ancak oy sayımına dair hiçbir rakam yoktu. Yani imza vardı ancak tutanak boştu. Ben böyle 20 kadar tutanağı gözümle gördüm.

– İlçe seçim kurulunda doldurulmak üzere mi getirilmiş?

Öyle olduğunu düşünüyorum. İki tanesinin fotoğrafını çekebildim ancak diğerlerini elimden aldıkları için çekemedim. Bu sandıklara da itiraz ettik ancak itirazımız reddedildi.

URFA’NIN BEŞ İLÇESİNDE BAZI SANDIKLARDAN SADECE AKP ÇIKTI

– Toplu oy kullanımı iddiaları vardı, siz de tanık oldunuz mu?

Seçimden sonra tespit edilen Eyübiye’de 40 sandıkta, Hilaliye’de 100 sandıkta, Siverek’te 17 sandıkta, Viranşehir’de 30 sandıkta ve Suruç’ta 30 sandıkta, kayıtlı bütün seçmenler bir parti lehine oy kullanmış yani bütün oylar AKP’ye gitmiş. Onun dışında ıslak imzalı tutanaklar da ya tek bir elden ya da iki kişi tarafından imzalanmıştı. İmzalar karşılaştırıldığında orada bir sıkıntı olduğu görülecektir. Sandık kurulu görevlilerinin imzalaması gereken tutanaklarda böyle bir durum var.

İLÇE SEÇİM KURULU BÜTÜN İTİRAZLARI DELİL YETERSİZLİĞİ NEDENİYLE REDDETTİ

Suruç’ta çok sayıda bıçaklama haberi geldi. Darp sayısını tespit edemedik. Darp edilen bir kişiye ilişkin görüntü var, o sandığa itiraz ettik ancak reddedildi. Biz bütün usulsüzlüklere ilişkin o gece ilçe seçim kuruluna itirazlarda bulunduk, ancak hepsi delil yetersizliği gerekçesiyle reddedildi.

BENZER OLAYLAR BEŞ İLDE DAHA YAŞANDI

– Başka hangi illerde böyle usulsüzlükler ve olaylar yaşandığına ilişkin bilginiz var mı?

Böyle beş il var. Şanlıurfa, Erzurum, Çankırı, Gümüşhane ve Van.

SİLAHLI KİŞİLER KULLANILAN OYLARI ÇIKARARAK YENİ OYLARI SANDIĞA ATTI

– Silahlı kişilerin sandıklara müdahalesine ilişkin görüntüler sosyal medyaya yansıdı. Size böyle bir ihbar geldi mi?

Yine benim sıkıntı yaşadığım Namık Kemal İlköğretim Okulu’nda bulunduğum sırada şahit olduğum bir olay da şöyleydi: Silahlı bir grup sandık çevresine gelerek herkesin gözü önünde sandığın içini açıp ve yeni oyları sandığa attı. Buna itiraz den sandık kurulu üyesi darp edildi. Onun dışında bazı okullarda seçmene oy kullandırmama olayları yaşandı. Oyunu kullanmak isteyen bir seçmeni “kullanamazsın” deyip darp ettiler. Darp edilen yurttaş hastaneye gidip tedavi olduktan sonra geri dönüp oyunu kullanmak istiyor. Ancak geldiğinde başka bir ismin kendi yerine oyunu kullanıldığını ve imza atıldığını görüyor.

MUHTARLIKTAKİ ASKI LİSTESİNDE OLMAYIP YSK LİSTESİNDE OLAN 970 KİŞİ OY KULLANDI

– Türkiye genelinde seçim öncesinde veya sonrasında nelere şahit oldunuz? Duyduğunuz, öğrendiğiniz başka iddialar veya haberler oldu mu?

Muhtarlıklarda askı listeleri var biliyorsunuz. Ona bakıyorsunuz, varsa bir sorun itiraz ediyorsunuz. Sonrasında kesinleşmiş YSK listeleri yayımlanıyor. Onlara itiraz edemiyorsunuz. Eğer bir seçmen o bölgede oturmamasına rağmen kesinleşmiş listede ismi varsa orada oy kullanabiliyor.

ASKIDA OLMAYIP OY KULLANANLARIN ORANI YÜZDE 1 CİVARINDA

– Böyle bir örnek var mı?

Balıkesir’de seçim öncesinde bizim tespit edebildiğimiz böyle bir durum vardı. Askıda olmayıp YSK’nın kesinleşmiş listesinde olan, yani oy kullanabilen 970 kişi vardı. Bütün Türkiye’de de seçim günü bu yönde de çok şikayet geldi. Bu rakamı şimdilik vermek doğru olmaz çünkü detaylı bir çalışma yapılması lazım. Benim tahminlerime göre yüzde birlik bir orana denk düşüyor. Buna dönük bir çalışmamız olacak.