Topraksız Köylülerden, Köylüsüz Topraklara

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası

’TARIM KARNEMİZİ ALDIK. YİNE SINIFTA KALDIK’’ başlıklı bir basın açıklaması yaptı.

Yediğimiz, içtiğimiz her şeyi  sayılarla net bir şekilde paylaşmışlar.Karnemizin sayısal bölümünü işin uzmanlarına bırakırken, edebiyat bölümüne şöyle bir bakalım.

 

İstanbul il başkanı, Ahmet ATALIK diyor ki;

‘’Tarımsal üretim maliyetinin düşürülmesi için büyük bölümü ithalata dayalı girdilerin ciddi anlamda desteklenmesi gerekmektedir. Yerel tohumlar biyolojik çeşitliliğimizin temeli olup muhafazası ve üretiminin yaygınlaştırılması desteklenmelidir.’’

Yerel-atalık tohumlara bir uzman gözüyle,  bu şekilde bakılması bizi umutlandırıyor.

Yerel tohumlar biyolojik çeşitliliğimizin temeli olup, son yıllarda yapılan yerel tohumları destekleme girişimlerinin ne kadar doğru olduğunu  görüyoruz.

Tarımsal üretimde maliyetin düşürülmesi için, daha çok ithalata bağlı olan girdilerin  acilen desteklenmesini öneriyorlar.

Çiftçilerimize, 2017 yılında  yapılan destekleme ödemeleri, çiftçilerimizin üretmesi için değil,

ithalat için kullanıldığını öğreniyoruz. Yapılan her ithalat tarımsal üretimi bitirmektedir.

Mahalleye dönüşen köyler de göz önüne alınırsa, köyler de  ‘’ üreten köylü’’  sayısı her

geçen gün azalmakta, topraklarımız sahipsiz  kalmaktadır.

Binlerce dekar tarım alanlarımız kaderine terk edilmiştir.

Bugün topraklarımızın her metrekaresinin ekilmeye, üretmeye  her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır.

Tarım alanlarının, meraların, ovaların  tarımdışı kullanımlarına  izin verilmemelidir.

Tarımda dışa bağımlılıktan, kurtulmanın  üretim,  ithalat batağından kurtulmanın yolu ise,

tarımsal üretimde kooperatifleşme dir.

Kurulacak kooperatiflerin iş  birliği içinde olması şarttır.

Hem üreticilerin hem de tüketicilerin bu konuda girişimci ve mevcut oluşumlara destekçi olması gerekmektedir.

Bizim Yerel tohum çalışmalarında da tespit ettiğimiz en önemli konu üreticinin ürettiği ürünü pazarlama kaygısıdır.

Üreten köylü, aracılara, tüccarlara mecbur bırakılmamalıdır.Bunun için kooperatif bilincinin oluşması, bu konuda acil çözüm bulunması gerekmektedir.

Tarım alanında eğitim almış özellikle gençlerin, bu alanda görev almaları sağlanmalı, en büyük devlet desteği bu amaç için verilmelidir.

Evet, yerel tohumlarımız  sadece biyolojik çeşitliliğimizin temelini oluşturmakla kalmıyor, sağlıklı genleriyle, bereketiyle  Anadolu’nun uçsuz bucaksız topraklarına ekilmeyi, çoğalmayı bekliyor.

Mustafa Kemal ATATÜRK şöyle diyordu;

‘’Bir defa, memlekette topraksız çiftçi bırakılmamalıdır. Bundan daha önemli olanı ise bir çiftçi ailesini geçindirebilen toprağın hiçbir sebep ve suretle bölünemez bir nitelikte olması, büyük çiftçi ve çiftlik sahiplerinin işletebilecekleri arazi genişliği, arazinin bulunduğu memleket bölgelerinin nüfus yoğunluğuna ve toprağın verim derecesine göre sınırlandırılması lazımdır.’’

Yanlış tarım politikaları yüzünden  dün,  topraksız kalan köylülerimiz varken,  bugün köylüsüz kalan topraklarımız var…

Ekvator Haber

gunlukbakis

gunlukbakis

2017 Temmuzunun ikinci yarısında başladığımız yayın hayatımızda, giderek yükselen bir grafik çizme hedefindeyiz....

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: