Turhan Feyizoğlu: RÜZGAR GİBİ GEÇTİ” CLARK GABLE

 

 

Turhan FEYİZOĞLU

 

Tam adıyla William Clark Gable, 1 Şubat 1901’de, ABD’de Ohio eyaletinin Cadıx şehrinde doğdu.

Anne ve baba, Alman kökenliydi.

Clark, daha küçük yaşta iken annesini kaybetti. Petrol rafinerisinde çalışan bir işçi olan baba, ikinci defa evlendi. Clark, üvey annesi Jennie Dunlap’ı çok sevmişti. Clark, 15 yaşındayken üvey annesi de öldü.

Önce Tıp, sonra da Ziraat eğitimi aldı. İkisini de bitiremedi.

Eğitimde başarılı olamayan Clark Gable, çiftlik kahyalığından bulaşıkçılığa kadar her işi yaptı. Bir şehirden diğerine kaçak olarak bindiği trenlerle yolculuk yapıyordu.

Yaptığı bu yolculuklar sırasında Franz Doerfler adında genç bir kızla tanıştı ve ona âşık oldu. Bu genç kız sayesinde tiyatro ve sinema da çalışmaya karar verdi.

Sanat hayatına 19 yaşında iken gezici tiyatrolarda çalışmaya başlayarak atıldı. Kapıcılıktan suflörlüğe kadar tiyatronun her dalında çalıştı.

Yeteneği, çalışkanlığı ve tiyatronun sahibi olan karısı Josephine Dillon sayesinde tiyatroda ilk önce küçük roller almaya başladı. Daha sonra baş role çıktı.

İkinci Dünya Savaşı’nda ABD Ordusunda Pilot Olarak Görev Yaptı

1931 yılında Holyywood’a gitti.

Fox Film Şirketi’nin yönetmenlerinden Darryl F. Zanuck ile tanıştı. Bir kaç deneme filmi çekildi. Ama, Clark Gable, “Bir maymun kadar çirkin olduğu” gerekçesiyle oyuncu yapılmadı.

“Boyalı Çöl” filmindeki oyunu ile yönetmenlerin dikkatini çekti.

İkinci Dünya Savaşı’na ABD Hava Kuvvetleri’nde bir pilot olarak katıldı. Binbaşı rütbesine kadar yükseldi. Bir kaç madalya aldı.

“Bir Gece Oldu- İt Happened One Night” adlı filmindeki oyunuyla, “Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu” ödülünü alarak 1934 yılında Oscar Armağanını kazanmıştı.

Clark Gable’ı unutulmaz yıldızlar arasına katan filmi “Rüzgar Gibi Geçti” filmidir. Film, yazar Margaret Mitchell’in “Rüzgar Gibi Geçti” isimli romanından filme aktarılmıştı.

ABD’de bir çok roman yazarı ve senaryo yazarı, eserlerinin kahramanı olarak Clark Gable’nin yaşantısını örnek almış, eserlerine onu konu edinmişlerdi.

Genç ve güzel bir kadın olan Margareth Mitceheli de, “Rüzgar Gibi Geçti” romanını kaleme alırken romanının kahramanı Red Butler’i Clark Gable’i düşünerek yazmıştı. Baba, kız çocuğunu erkek gibi yetiştirmeye çalışmıştı.  Roman 1936’da yayınlanmış ve dünyada en çok satan kitap olmuştu.

Clark Gable, 1939’da çekilen filmde, Vivien Leigh, Olivia de Havilland ve Leslie Howard’la oynamıştı.

Rol aldığı filmlerden bazıları şöyledir:

“Acayip Gemi”, “Asya Yıldızı”, “Aşk Kahramanı”, “Aşk Rüyası”, “Beni Sakın Bırakma”, “Budalanın Zevki”, “Boyalı Çöl”, “Bir Gecede Oldu”, “Casus Aşkı”, “Cehennem Dalgıçları”, “Cennetin Anahtarı”, “Dev Adam”, “Deniz Ejderi”, “Ecel Yarışı”, “Garip Hadise”, “Hileli Zar”, “Hür ve Sağ”, “Kabare Yıldızları”, “Kara Sevda”, “Kral ve Dört Kraliçe”, “Mahkumlar Gemisi”, “Meçhul Arkadaş”, “Macera”, “Maceralar Beldesi”, “Melekler Çetesi”, “Kral ve Dört Kraliçe”, “Öğretmenin Sevgilisi”, “Sanfransisko”, “Rüzgar Gibi Geçti”, “Sessiz ve Derinden Kaç”, “Sokak Satıcıları”, “Sükûne Doğru”, “Tehlikeli Arkadaş”, “Tehlikeli Karar“, “Tuhaf Olay”,  “Uygunsuzlar”, “Uzun Boylu Erkekler”, “Vahşetin Çağrısı”, “Vatana Dönüş”, “Yalnız Yıldız”, “Zehirli Ok.”

“Sessiz ve Derinden Kaç” filminde Burt Lancaster ile oynamıştı. Bu filmin yönetmeni Burt Lancaster’di.

Burt Lancaster ile Clark Gable, “Öğretmenin Sevgilisi” filminde birlikte oynamışlardı.

Son Oynadığı Film: Uygunsuzlar

Clark Gable, kalp hastasıydı.

“Uygunsuzlar” filminin bitiminden iki gün sonra hastalandı. 6 Kasım 1960’da, ikinci  kalp krizini geçirmiş ve hastahaneye yatırılmıştı. 16 Kasım 1960’da geçirdiği üçüncü kalp krizinde, 59 yaşında hayatını kaybetti.

Clark Gable’nin ölümü ile ilgili Marilyn Monroe’nun bir ara kendini suçlamıştı.

Çünkü, Marilyn Monroe, Norma Jean olarak fotomodellik yaptığı yıllarda, “Clark Gable’nin gayri meşru kızıyım”, diye iddialarda bulunuyordu. Sonra bu iddiasından vazgeçmişti.

clark gable rüzgar gibi geçti ile ilgili görsel sonucu

Tuhaf bir rastlantı sonucu Clark Gable, 1960 yılında, son filmini Marilyn Monroe ile oynamıştı. Clark Gable, “Uygunsuzlar” adlı filmdeki rolü için 17 kilo zayıflamış ve filmde bir cow-boy’u canlandırmıştı. Clark Gable, senaryo gereği, filmin bir sahnesinde baba olacağını haber veren bir telgraf alıp sevinmesi gerekiyordu.

Gerçek hayatında üç kere çocuğunu düşüren ve bu nedenle o dönem bir bunalım içinde olan Marilyn Monroe, filmin bu sahnesi çekilirken senaryoda yokken aklına çocuk düşürme olayları gelmiş ve hiçkıra hıçkıra ağlamaya başlamıştı.

Ayrıca senaryo, kocasından yeni boşanmış dul bir kadına aşık olan üç erkeği konu ediyordu. Aşık olan üç erkekten bir tanesi de Clark Gable idi.

Filmin senaryosunu da Arthur Miller yazmıştı. Sanki bu senaryoda baştan sona kadar Marilyn Monroe’nun hayatı konu edinilmişti.

Bu filmden sonra Clark Gable öldü. Marilyn Monroe ile Henry Miller de, 10 Kasım 1960 sabahı, Reno’da Nevada çölünün kıyısındaki villada boşanmaya karar vermiş ve akşam ayrı ayrı uçaklarla New York’a dönmüş, sonra da boşanmışlardı.

“Clark Çekmek”

Clark Gable, yakışıklı değildi. Çirkindi. İri burnu, büyük-kepçe gibi kulakları vardı.

Buna rağmen her kadının aşık olduğu birisiydi Clark Gable.

Film stüdyolarına ilk başvurduğunda, “Tipin sinema için uygun değil. Hele, o kepçe kulaklarınla hiç iyi görüntü vermezsin”, diyerek reddetmişlerdi.

İlk rolü için kamera karşısına çıktığı gün filmin yönetmeni “Kim getirdi bu orangutanı bana? Bu herif kepçe kulaklı, kısa saçlı, dişleri simsiyah ve kalın dudaklı. Vazgeçiyorum filmden. Benim filmim bir aşk hikayesi. Hayvanat bahçesini ziyaret değil”, demişti.

Bir diğer film yönetmeni Irving Thalberg de, Clark Gable’yi gördüğünde stüdyoda zıp zıp zıplayarak, kulakları için, “İğrenç yarasa kuyrukları” diye haykırmıştı.

Buna rağmen yılmadı ve 1930’lu yıllarda dünyanın en ünlü oyuncuları arasına girdi. 1940’lı yıllarda ise artık ondan “Sinemanın Kralı” diye söz ediliyordu.

Dünyada tanınmış bir oyuncu olmasına rağmen her zaman mütevazi bir kişiliği vardı. Onu her zaman sokakta rastgele dolaşırken görebilirdiniz.

Toprakla uğraşmak, balık tutmak, ava gitmek en çok hoşlandığı işlerin başında geliyordu. Film galalarına gitmekten nefret ederdi.

Çirkin bir adamdı ama Holywood’un hızlı çapkınlarındandı. Filmlerinde kadınlara karşı ilgisiz, sert ve katı tavırlarıyla tanınıyordu. Hatta bu tavır,  “Clark çekmek” olarak bir isim de almıştı.

Ayrıca Clark Gable, bıyıkları ile de meşhurdu. Clark Gable demek bıyıkları demekti.

Baba Oldu Ama Oğlunu Göremeden Öldü

İlk karısı Josephine Dillon, Clark’dan 17 yaş büyük bir kadındı.

Josephine Dillon, tiyatro yönetmeni ve soyadını taşıyan “Dillon” tiyatrosunun sahibi idi.

Evlilikleri uzun sürmedi. 1931’de ayrıldılar.

1931’da Rhea Langmam adlı dul bir kadınla ilişkiye girdi. Onunla evlendi. Evlendiklerinde, kadın Clark’tan 11 yaş büyüktü. Evliliği sırasında Clark, Della Carrol adlı bir kadınla ilişkiye girdi. Clark ile Langman, 1939’da boşandı.

Clark, boş durmadı, 1939 yılında sinema oyuncusu Carole Lombard ile evlendi.

Carol Lombard, üç senelik evliliğin ardından 1942 yılında bir uçak kazasında öldü.

Uzun süren bekarlıktan sonra 1949 yılında Sylvıa Hawkes Ashley’le dördüncü evliliğini yaptı.  İki sene sonra ayrıldılar.

Clark Gable, Virginia Grey adlı bir kadınla ilişkiye girdi. Daha sonra Ava Gardner’le birlikte oldu.

Ava Gardner de çok çapkın bir kadındı. Frank Sinatra, Arnie Shaw ve Michey Roçney’le evlenmiş, boşanmıştı.

Clark Gable’yle birlikte aynı filmde oynamıştı.

Ava Gardner, “Çıplak Ayaklı Kontes” filminin Hong Kong’taki galasına gittiğinde, gazeteciler, “Burada en çok kimi görmek istersiniz?” diye sorduklarında, “Clark Gable’i” diye yanıt vermişti.

Clark Gable, 12 Temmuz 1955’de, beşinci evliliğini Kay Willams adlı bir kadınla yaptı.

Kay Williams’ın bu üçüncü evliliğiydi.

Kay Williams, şeker kralının oğlu Adolph B. Spreckels’ten yeni boşanmıştı.

Clark Gable, 16 Kasım 1960 sabahı, elli dokuz yaşında, hastahane öldü.

Öldüğünde yanında hamile olan son karısı Kay Williams Gable vardı. Bir oğlu oldu ve ismini John koydular. Clark Gable’nin daha önceki evliliklerinden hiç çocuğu olmamıştı. Bu kez çocuğu olmuş baba olmuştu ama onu görememişti.

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: