Turhan Feyizoğlu yazdı: “Her erkeğe sahip olmak isteyen” kadın Jayne Mansfield

Turhan FEYİZOĞLU

 

Türk sinemasının karakter oyuncularından Osman Karahan, Bursa’da yaşayan bir kadınla evlenmiş, karı-koca bir çocukları olduktan sonra boşanmışlardı. Osman Karahan’ın karısı daha sonra sinemada oyunculuğa başladı ve Figen Han adıyla filmlerde “vamp” kadını oynamaya başladı. Bir ara, eski karı-koca bir filmde rol aldılar. Osman Karahan, rol icabı eski karısı, yeni sinema oyuncusu Figen Han’a filmde tecavüz ediyordu. Figen Han, daha sonra, “porno” türünde çevrilen filmlerde de oynadı. Kimin ne yapacağı önceden demek ki belli olmuyor.

figen han ile ilgili görsel sonucu

Bir de şunun bilinmesi gerekiyor. Hiç bir şey gizli kalmıyor artık. Yaşanan her şey şöyle ya da böyle ortaya çıkıyor.

Elektronik postalar, kredi kartları, cep telefonları denetleniyor.   Kısaca, herkes gözetleniyor. Dedikodu bu gözetlemenin eski yöntemi.

Şimdi, dedikodunun “görsel” ve “işitsel” yöntemleri kullanılıyor.  “İtiraf. com” diye bir site bile var.

“Yeni Dünya Düzeni-Kapitalist enternasyonal” diye adlandırılan zorbalık ve sömürü sistemi, herkese yeni düzeni dayatıyor. Dayattığı şekilde de olması için her türlü yöntemi deniyor.

“Aldatma” konusu çok yoğun bir biçimde olağan ve normal bir işmiş gibi kitlelere anlatılmaya, işlenmeye ve inandırılmaya çalışılıyor kitle iletişim araçlarında. Hatta “namuslu olmak”, “dürüst olmak” alaya alınıyor.

Örnek olarak, “Aldatma” konusunda ABD eski Başkanı Bill Clinton gündeme getiriliyordu. Dünya jandarmalığını yapan ABD’nin eski Başkanı Bill Clinton’un Monica Lewinski ile “oral seks” yaptığı nedeniyle karısı Hillary Rodham Clinton’u aldattığı açıklandı.

İngiltere Prensi Charles’in karısı Diana’nın, prens Charles’i yüzbaşı James Hewitt ile aldattığı açıklanmıştı.

Türkiye’de de, 1960’da, Başbakan Adnan Menderes’ in Ayhan Aydan’la, İçişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun da evli bir kadın olan Vesamet hanımla olan ilişkileri gündeme geliyordu.

AKP milletvekili Nazlı Ilıcak, kocası Emin Şirin’den kendisini başka kadınla aldattığını iddia ederek boşanmıştı.

Nâzım Hikmet, karılarını aldatan birisiydi.

Engin Cezzar karısı Gülriz Sururi’yi aldatmıştı.

“Aldatma” nedense “evlilik” olduğu zaman sürekli gündemde tutuluyordu. Günü birlik ilişki yaşayanlar, aynı gece içinde değişik kişilerle birlikte ilişkiye girenler nedense “aldatma” olarak değerlendirilmiyordu. Ayrıca, evli olmadığı halde, uzun yıllar  ilişkide olanlarda “aldatma” sayılmıyordu.

Ticari hayatta vatandaşın yaşadığı “aldatılmalar” ise hiç gündeme getirilmiyor nedense.

Oysa en büyük kazığı ekonomide yiyor vatandaş.

Ne diyordu Türk halk kahramanı Köroğlu, “Tüfek icad oldu mertlik bozuldu.”

Kapitalist sistem (Kapitalist enternasyonal) her şeyi bozdu.

Yani bir diğer deyimle “yabancılaşma” her yerde ortaya çıkıyordu.

Alman Profesör Klaus Peter Kısker, bir ara Türkiye’ye geldi ve konferans verdi. 19 Kasım 1996’da verdiği konferansta, “Sermaye ideolojik bir saldırıya geçti ve bunu emeğin yararına imiş gibi gösteriyor. Sermayedarlar, kârdan başka bir şey düşünmüyorlar. Kapitalizmin istediği kâr, kâr, kârdır.” Diyordu.

17.6.2004 tarihli bir gazete haberi:

“İngiltere’de Bournemouth Üniversitesi’nde okuyan David Vardy (19) adlı lezbiyen ilişki yaşayan öğrenci, bekâretini internette 6 bin sterlinden satışa sundu.”

sibel kekili ile ilgili görsel sonucu

“Porno” film çevirdiğini söyleyen “Duvara Karşı” filminin oyuncularından Sibel Kekilli de, “Kredi kartı borcu” nedeniyle porno film çevirdiğini açıklamıştı.

Güvensizlik, aldatma konusunda son günlerde Türkiye’de çok deyim üretilmiştir.

“Babana bile güvenme”, “Anama güvendim onu babamın altında gördüm”, “Hiç kimseye iyilik yapma”, ““Kimseye arkanı dönme”, gibi deyimler günlük yaşamda sıkça kullanılmaktadır.

Hiç kimsenin kimseye güvenmemesinin aşılandığı bir sistemde, artık yazılı antlaşmalar yapılmadan evlilik yapılmamaya başlandı. Buna en son örnek, Hande Ataizi ile Fethi Pekin’in ilişkilerinde gündeme geldi. Evlilikleri, iddialara göre, “Evlilikte mal ayrılığı” sözleşmesi nedeniyle 24 saat bile sürmemişti.

2002 yılında, Ahmet Altan’ın “Aldatma” üzerine bir kitabı çıktı. Günlerce TV’de, basında tartışıldı. “Aldatma” konusu aylarca gündemde tutuldu.

Tempo dergisi, 2002 yılı Haziran ayında, “Aldatma” konusu kapağına taşıdı.

Halil Gökhan adlı bir kişi Dünya ve Türk edebiyatından aldatma öykülerini derleyerek, “Türk ve Dünya Yazarlarından Aldatma Öyküleri” adı ile 2004 yılında bir kitap yayınladı.

Öncel Öziçer adlı kadın yazar, “Elinin Körü” başlıklı köşe başlığı adı altında, 11 Nisan 2004 tarihinde yayınlanan, “Namusa Leke Çıkarıcı yok mu?” başlıklı yazısında, “Şu ‘namus cinayeti adamcıkları’ sıktı ama artık.”, diye yazmıştı.

“Aldatma” konusu bir reklamda konu bile ediliyordu.

Bir ara bir Yunan basket takımına trasfer olan basketbolcu İbrahim Kutluay, 2000 yılında, oynadığı bir reklamda, etrafına kızları almış eğlenirken o zaman ilişkide olduğu manken Demet Akalın, cep telefonundan arıyor, “Ne yaptığını” soruyordu. İbrahim Kutluay, “Antremandayım” diye yanıt verdikten sonra, “Sen ne yapıyorsun?” diye soruyordu. Manken Demet Akalın da, “Ben de antremandayım” diye karşılık veriyordu.

Çocukların en çok izledikleri dizilerden bir tanesi olan “Sihirli Annem” dizisinde, “aldatma konusu işleniyor, “aldattığı” iddia edilen Taci “köpeğe” çevriliyordu.  Taci’yi köpeğe çeviren Dudu ise, başka bir erkekle ilişkiye giriyordu.

Aldatma konusu o kadar işleniyordu ki, 2.3.1999 tarihli bir gazetede, “Hayvanlar da Eşlerini Aldatıyor” diye bir haber yayınlanıyordu.

Ahmet Yalçın Dümer, 1993 yılında evlendiği şarkıcı-sinema oyuncusu Serpil Çakmaklı’nın doğurduğu Merve adlı kızın kendisinden olmadığından şüphe ettiğini, 1998 yılında açıkladı ve DNA testi yaptıracağını söyledi.

serpil çakmaklı ile ilgili görsel sonucu

22.11.2000 tarihinde yayınlanan bir haberde ise, “Çok eşliliğin vücudun hastalıklara karşı savunma sistemini (bağışıklığı) güçlendirdiğini” belirten bir haber yayınlanıyordu.

14.6.2004 tarihli bir gazetede de, “İhanet kadının geninde var” deniliyordu.

Bir gazetenin 7.3.2004 tarihli ekonomi sayfasında da, “Risk yoksa kazanç da yok” diye değerlendirmeler yapılıyordu.

19 Haziran 2004 tarihli Vatan gazetesinin “Çikolata” adlı ekinde, “Aldatmak bazı kadınların geninde var” deniliyordu.

Zeynep Mansur’un 4.7.2004 tarihinde yayınlanan açıklamasında da, “15 kez aldatıldım, sadakatsizliğe dayanamam” dediği belirtiliyordu.

Newsweek dergisi, 2004 yılı Temmuz ayının ilk haftasında yayınlanan sayısında, kapak konusunu, “Aldatmaya” ayırmıştı. Yazıya göre, aldatan kadınların sayısı erkeklerin sayısına yaklaşmıştı.

Bireyler, “Aldatılmaya” o kadar koşullandırıldı ki, özellikle evli erkekler, “Çocuğunun kendinden olup olmadığını belirlemek” amacıyla, “Çocuğun babası mıyım?” diye DNA testine başvuruyordu.

Boşanmalar o kadar çok arttı ki, evli çift neredeyse kalmayacak kadar azalmaya başladı.

Evlenenler tarafından bakıldığında ortaya şöyle bir durum çıkıyordu.

“Utanç” duygusu yok edilmişti sanki.

Gazeteci Ayşe Arman, kendisine gönderilen bir mektubu 21.12.1998 tarihinde köşesinde yayınlıyordu. “Çağla” isimli bir kadının gönderdiği mektupta, “Kadınların yüzde yüzü kocasını ve sevgilisini uygun şartlarda aldatır. Nokta. Bunun aksini söyleyen kadın da yalancıdır” deniliyordu.

Üç kere evlenmiş olan 42 yıllık tiyatro oyuncusu Suna Selen, 15.10.1999’da yayınlanan açıklamasında, “Hayat, tek erkekle geçirilemeyecek kadar uzun” diyordu.

“Balalayka” filminin Rus oyuncuları Yekaterina ile Nadia, Rus kızlarına yönelik “fahişelik yapıyorlar” suçlamalarına, “Türk kızları evlenmeden ‘bir şey hariç’ her şeyi yapıyor, sonra da namuslu geçiniyor. Bence ruhen fahişelik, mesleki fahişelikten daha kötü” diye tepkilerini dile getiriyorlardı.

11.2.2001 tarihle Sabah gazetesinde, “İtinayla kızlık zarı  dikilir” başlıklı bir haber yayınlanıyor ve daha önce ilişkiye girmiş kadınların, yeni ilişki kurdukları erkeklerle evlenebilmek için “kadınların kızlık zarlarını diktirmek için sıraya girmiş oldukları” açıklanıyordu.

“Güzin Abla”ya yapılan itiraflar ilginçtir. Bazı örnekler aktarmak istiyorum.

10.8.2000 tahinde yayınlanan itirafta, evli bir kadının bir çok erkekle yaşadığı ilişki açıklanıyordu. 17.1.2002 tarihinde yayınlanan bir mektupta, “Kocasını aldatmış bir kadının” mektubu yayınlanmıştı. “Güzin Abla” tarafından 24.6.2002 tarihinde yayınlanan bir mektup ise aynen şöyle:  “Şu anda 23 yaşındayım. 19 yaşındayken cahilliğimden, sevdiğimi sandığım biriyle beraber oldum. Ne yazık ki, evli ve benden oldukça büyük biriydi. Daha sonra pişman oldum ama, artık her şey için çok geçti. Şimdi ise bana çok değer veren bir gençle tanıştım. Benimle evlenmeyi düşünüyor ama ona bu gerçeği anlatamıyorum. Düşünce yapısı ve tutucu oluşu nedeniyle onu kaybedebileceğimi biliyorum. Bunun için bekaretimi diktirmeyi düşünüyorum. Kime başvurabilirim?”. 19.11.2002 tarihinde yayınlanan itirafta ise, “Annesi evli bir adamla ilişki kuran” 20 yaşındaki genç bir kızın mektubu yayınlanıyordu. Güzin Abla’nın köşesinde 27.7.2004 tarihinde yayınlanan bir kadının mektubunda da, “Eşim internet aşkımı öğrenci yine de affetti” deniliyordu.

Buna benzer olayların yaşandığı dönemde,  “Aşkın ömrü ne kadardır?” diye tahminler yürütülmeye başlandı. “Aşkın Ömrü Üç Yıldır” adlı kitaplar yayınlandı. Aşkın ömrünün ne kadar olduğu konusunda günlerce süren tartışmalar yapıldı. “Evliliğin bittiği” konusunda değerlendirmeler yapıldı.

“Mustafa Hakkında Her Şey” filminin yönetmeni Çağan Irmak, 26.3.2004 tarihinde yayınlanan açıklamasında, “Kadınların da erkekler gibi, hiçbir neden yokken eşlerini aldatabileceklerini” söylemiş.

Buna güzel bir örnek, 23.3.2004 tarihinde bir gazetenin köşe yazarı, köşe yazısında açıkladı. Olay şöyle: Bir kadın, “kıyamet kopacağı” için çok sevdiği kocasını aldatmış.

Barış Manço ile Lale Manço’nun karşılıklı birbirlerini aldattıkları iddia edildi.

Örneğin, Barış Manço’nun, ilişkiye girdiği kadın ile birlikte olduğu sırada “Viagra” adlı hapı aldığı için öldüğü belirtildi. Barış Manço, Şubat 1999’da ölmüştü. Barış Manço’nun 3 Şubat 1999 Çarşamba günü, düzenlenen cenaze törenine üvey babası Muhittin Kocataş’da katılmıştı.  Sevil Demir adlı kadın, 27.1.2000’de yayınlanan açıklamalarında, “Barış Manço ile bir yıldır sevgiliydik” demişti. Serpil Akıncıbay adlı bir kadın, 3 Temmuz 2000’de yayınlanan açıklamasında, kendisini “aldattığını” iddia ettiği ve boşandıkları kocası Serdar Ahıskalı’nın Barış Manço’nun karısı Lale Manço ile evleneceğini iddia etmişti. Lale Manço, daha sonra Serdar Ahıskalı ile evlendi.

24 yıllık evli olan Engin Noyan ile karısı Eser Noyan, Engin Noyan’ın “tesettürlü eski bir makyözle” ilişkiye girdiği iddiasıyla boşanıyorlardı.

Cem Karaca’nın son karısı İlkim Karaca, 18.3.2004 tarihinde yayınlanan bir habere göre, “Emrah Karaca, Cem’in oğlu değildi” demişti.

Seda Sayan, kendisini aldattığı iddia ettiği kocası Tuncay Kıratlı’dan 2000 yılında boşanmıştı.

Sevda Demirel, 3.12.2000’de yayınlanan söyleşisinde, babasının annesini aldatması konusunda şunları söylemişti:

“Babamın annemi Almanya’daki melez bakıcımızla aldattığını öğrendim. Kendisi bana itiraf etti. Hem de 20 sene sonra dün duydum. Tabii anneme söyledim ama hiç umursamadı. Ben bu saatten sonra babanı ne yapayım, diyor.”

Kaya Çilingiroğlu, karısı Hülya Avşar’ı aldatmıştı.  Hülya Avşar da, TV’de yaptığı programa, “Boynuzla” çıkmıştı.

Ali Uğur Akbaş, karısı Gülbin Akbaş’ı Yeliz Yeşilmen ile aldatmıştı.

Ferhan Şensoy, karısı Derya Baykal’ı aldatmıştı. Ferhan Şensoy, bu konuda kendisine sorulan soruya, “Derya’yı aldatırım, aldatmam. Kime ne?” diye yanıt vermişti.

Bedri Baykam, karısı Sibel Yağcı-Baykal’ı bir dönem mankenlik yapmış Sinem Üretmen ile 2002 yılında aldattığı iddia edilmişti.  Karısı Sibel Yağcı-Baykal’dan özür dileyen Bedri Baykam, 8 Nisan 2002 tarihli Akşam gazetesinde özetle, “İki kişinin birbirleriyle yatıp yatmaması onları ilgilendirir. Kendi özel hayatlarıdır. Ulusu ilgilendiren genel konu değildir” açıklamasını yapmıştı.

Manken Tuğba Altıntop ile şarkıcı Rafet El Roman, “aldatma” iddiası ile evliliklerini sona erdirdiler.

28.5.2002 tarihli bir gazete haberi: Adana’da, anne Nilüfer Koçaklı, askere giden 22 yaşındaki küçük oğlu Önder Koçaklı’nın karısı Sevgi Ulupınar’ın büyük oğlu Cevdet Koçaklı ile aşk yaşadığını iddia etti. Bunun üzerine Cevdet Koçaklı, kardeşinin karısı Sevgi Ulupınar’ı öldürdü, kendisi de intihar etti.

21.4.2004 tarihli bir gazete haberi: Mecidiyeköy’de otomobil galerisi bulunan Talat Tekcan, İçerenköy’deki Daylight Kuaför Salonu’nun sahibi ve çocukluk arkadaşı Ahmet Özcan’ı 6 kurşunla öldürdü. Talat Tekcan, çocukluk arkadaşını neden öldürdüğünü özetle şöyle anlatmıştı: “15 sene önce askere giderken Ahmet’ten o zaman nişanlım olan A.C.’ye gözkulak olmasını istedim. Askerliğim bitip geldiğimde nişanlım A.C.’nin 3 aylık hamile olduğunu öğrendim. Nişanlım bana askerden izne geldiğimde olan birlikteliğimizden hamile kaldığını söyledi. Ben de kendisiyle evlendim. Bir süre sonra da oğlum C. doğdu. Zaman geçtikçe oğlum benden çok arkadaşım Ahmet Özcan’a benzemeye başladı.”

Pınar Altuğ ile yönetmern Ümit Elçioğlu, evlendiler.  Ümit Elçioğlu, evli iken askere gitti. Ümit Elçi askerde iken karısı Pınar Altuğ’un, Tony Teodoridos ile ilişkiye girdiği iddia edildi. Bu iddiaları yalanlayan Pınar Altuğ, Ümit Elçioğlu’ndan boşandıktan sonra ilişkisi olduğunu inkar ettiği Tony Teodoridos ile ilişkisini sürdürmeye başladı.

Ensest ilişkiler yeni bir şey değildi. 30.7.1972 tarihli Milliyet gazetesinde, Kırıkhan’ın Yılanlı köyünden Mustafa Zabun, ikinci karısı Durna ile cinsel ilişki kurarken yakaladığı oğlu Davut Zabun’u tüfekle öldürdüğünü, yazıyordu.

Evli olan David Beckham, yardımcısı Rebecca Loos (26) ile ilişkiye girdi.  David Beckham ile Hollandalı bir diplomatın kızı olan Rebacca Loos’un ilişkisi 18 Eylül 2003 tarihinde başlamıştı. İngiliz topçu Beckham, bu sırada Real Madrid futbol takımında top oynuyordu.  Rebecca ile Beckham, Madrid’deki bir Tayland Aşevi’nde buluştular. Aşevindeki yemekten sonra gece kulüplerinden Ananda’da eğlendiler. Otele gitmek için bindikleri otomobilde uzun uzun ateşli şekilde öpüştüler. Daha sonra, Beckham ile Rebecca, Madrid’in lüks otelllerinden Santa Mauro otelinde geceyi birlikte geçirdiler.

Beckham, odada Rebecca’nın başını ellerinin arasına alarak, “Çok uzun bir zamandır bu anın gerçekleşmesini istiyordum” diye fısıldadı. Saatlerce seviştiler. Karısı Victoria, bunu hemen duydu. Kocasına ve kocası ile ilişkiye giren Rebecca’yı uyardı. Ama, bu ilişki uzunca süre devam etti.

DYP Tunceli Milletvekili  Kamer Genç, 2001 yılında, dansöz Hayal adlı bir kadınla oğlunun Oran’daki evinden birlikte çıkarken görüntülendiler. Kamer Genç, bu dönem Cumhurbaşkanı adayı idi. Olay ortaya çıkınca Kamer Genç, gazetecilerin, “Oğlunuzun evinde dansöz Hayal ile ne yapıyordunuz?” sorusuna, “Ortada kaçamak falan yok. Tatilde olan oğlumun evine geldim, çiçeklerini suladım” diye yanıt verdi.

“Milli” atlet diye nitelendirilen Süreyya Ayhan, 13 yaşında iken ilk önce hocası, 14 Şubat 2004’te “Sevgililer Günün”nde kocası olan Yücel Kop ile ilişki kuruyor, Yücel Kop ile 25 yıllık evli olan Süheyla Kop’u aldatıyorlardı. Süreyya Ayhan, 18 Kasım 2001’de yayınlanan ve gazeteci Ayşe Arman ile yaptığı söyleşide, “Hoca, benim hem antrenörüm, hem sevgilim, hem arkadaşım, hem babam. Hepsi iç içe. Bu aşktan daha büyük bir şey. 13 yaşımdan beri, 10 yıldır böyle yaşıyoruz.”, diyordu.

Tamer Karadağlı adlı oyuncu, oyuncu karısı Arzu Balkan’ı, toplu seks yaparak aldattığı ortaya çıktı.

22 yıldır medyumluk yapan Memiş, bu konuda, 16.8.2004 tarihinde yayınlanan açıklamasında özetle şunları söylüyordu:

“Bir erkek karısını aldatıyorsa, kadının davranışlarını da değerlendirmek gerekiyor.  Bence kadınlar suçsuz değil. Kadınlar çevresinde gelişen olaylardan çok çabuk etkileniyor; günlük yaşamda karşılaştıkları iyi şeyleri ya da olumsuzlukları kendi açılarından değerlendirip yerli yersiz kapris yapıyorlar. Bu da erkeği sıkıp başka kadınlara yöneltiyor. Boşanma olaylarının büyük ölçüde sorumlusu kadınlardır.”

“Güzin Abla” başlığı ile gazetede belli sorunlara yanıt verdiği söylenen bir kadın yazarın köşesinde “Karımın beni bir kadınla aldattığını düşünüyorum” başlığı adı altında 8.4.2004 tarihiyle yayınlanan açıklamasında özetle:

“15 yaşında kendisinden yaşça büyük bir kadınla evlendirildiğini ve bu evlilikten iki çocuk olduğunu belirten bir erkek, karısının kendisini bir kadınla aldattığını”, yani “lezbiyen” bir ilişkiye girdiğini belirtiliyordu.

Bu tür haberler ve açıklamalar bazı gazetelerde “Güncel”, “Yaşam”, “Magazin”, “Dünya” başlığı altında okuyucuya hergün sunulmaktadır.

2002 yılında “Dünya Güzellik Yarışması” Nijerya’nın başkenti Abuja’da yapılmaya çalışıldı.

“Dünya Güzellik Yarışması”nın yapıldığı dönemde Nijerya’da “Aldatma” yaptığı iddia edilen Emine Lawal adlı bir kadının “Recm, ” yani şeriat kurallarına göre, “evlilik dışı” bir ilişki kurduğu için “taşlanarak” öldürülmesi tartışılmaktaydı.

DEVAMI HAFTAYA

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: