Türkiye’ye devasa saray yaptıran Suriyeli tarikatın derin bağlantıları!

Gaziantep’te saray inşa eden Suriye bağlantılı Haznevi tarikatı’nın derin bağlantıları ortaya çıktı.

Aralarında AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, AKP il başkanlarının yanı sıra, belediye başkanları, milletvekillerinin ve patronların bulunduğu geniş bir ağın tarikatı düzenli olarak ziyaret ettiği, maddi yardımda bulunduğu iddia edildi.

11 Haziran tarihinde soL’da yayınlanan haberle yeniden gündeme gelen Suriye merkezli tarikatın, Gaziantep’in Şehitkamil ilçesine bağlı Karpuzkaya köyü yakınlarındaki yerleşime, kendisine ait bir tarikat sarayının inşasını sürdürdüğü ortaya çıkmıştı. Sarayın inşaatında tarikatın Türkiye’deki yayın organı ‘İlim ve İrfan’ dergisinin başlattığı kampanya ile yaklaşık 100 tarikat üyesinin ücretsiz olarak çalıştığı, devasa büyüklükte olan cami ve çevresinde yükselen apartman inşaatına kimse yaklaştırılmazken, sarayın bölgedeki Alevi nüfusun yoğun olduğu köylere yakın olmasının da çevredeki halkı kaygılandırdığı ve tarikatın Gaziantep’te başka büyük yapılara da sahip olduğu belirtilmişti.

Yurt gazetesinden Tolga Kaan Ateşli’nin haberine göre, tarikatın Şanlıurfa sorumlusu ‘şeyh’ olarak bilinen Muhammed Zahid Haznevi, yaptığı açıklamayla seçimlerde Erdoğan’ı destekleyeceklerini dile getirmişti. Zahid Haznevi açıklamasında “Bu ülkede 90 yıldır Müslümanlar ötekiydi. Ancak 10 yıldan bu yanda çok şey değişti. Erdoğan yapmacık değil” demişti. AKP’ye yakınlığıyla bilinen Star gazetesine konuşan tarikat sorumlusu; 4 milyon Nakşibendi’nin Erdoğan’a oy vereceğini belirterek, “Oy almak için rol yapmıyor. Erdoğan Müslümanları kandırmıyor. Geçmişte sırf İslami kimliğinden dolayı dert çeken biri olarak sorunları çözmek ve inançlıların üzerindeki baskıları kaldırmak istiyor. Dinimiz ‘Siyasetten uzak durun’ der ama bugün biri İslam’ın ve Müslümanların elinden tutuyorsa bizler de şeri olarak destek vermekle mükellefiz. Ne zamana kadar bu destek? Bu istikamette yürüdüğü sürece” ifadelerini kullanmıştı. Açıklama yandaş gazetede ‘Peygamberler şehri Cumhur İttifakı diyor’ başlığıyla yayınlanmıştı.

AKP’DEN ADAYLIK

24 Haziran 2018’de yapılan Cumhurbaşkanlığı genel seçimlerinden önce tarikata bağlı Şeyh Arif Haznevi’nin yeğeni olan Muhammed Ene Haznevi, neredeyse tüm seçim süreçlerinin kavgalı ve kanlı geçtiği Şanlıurfa’da, AKP’den milletvekili aday adayı olmuş, daha sonra adaylıktan çekilmişti. Ene Haznevi, seçimlerden çekilme gerekçesini ise açıklamamıştı. Yerel basında yer alan haberlerde, Suriye kökenli olan Muhammed Ene Haznevi’nin Türkiye’ye gelme gerekçesini ‘Suriye’de süren savaş’ olarak belirttiği ifade edilmişti.

ÜNİVERSİTE DEKANI ETKİNLİKLERDE

9 Nisan 2013 tarihinde Adana Mimar Sinan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen; İstanbul Beyazıt Camii imam-hatibi Suat Gözütok, Gaziantep Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Akpınar, Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cüneyt Gökçe gibi isimlerin yer aldığı “Kutlu doğum” programında ise Şeyh Muhammed Muta Haznevi, “Kavga ve düşmanlık ise Müslümanların birliğini bozar, güçlerini zayıflatır, onları gevşekliğe sürükler. Düşmanların onlara karşı olan iştahlarını kabartır. Servetlerine göz koyma ve gelir kaynaklarını talan etme niyetlerini devreye sokar. Oysa Yüce Allah son derece net bir şekilde bizleri ikaz etmiş ve “Sakın, birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, kuvvetiniz elden gider” ifadelerini kullanmıştı.

AĞIRLIKLI OLARAK BU ÜÇ İLDE…

İrili ufaklı Türkiye’nin otuza yakın şehrinde temsilci ve tebliğcileri olan tarikat, ağırlıklı olarak Gaziantep, Şanlıurfa ve Mardin’de faaliyet gösteriyor. Suriye merkezli bir tarikatın Türkiye’de bu denli açık faaliyet gösterebiliyor oluşu da elbette ki siyasi iktidardan bağımsız değil. Tarikatın AKP ile kurduğu organik bağ da hiç yabana atılacak gibi değil.

EYÜP’TE CUMHURİYET DÜŞMANI TOPLANTI

9 Haziran 2013 tarihinde Eyüp’te, Türkiye ve yurtdışından birçok tarikat lideri ‘Ehl-i Sünnet Alimler Birliği 1. Şûrâsı’ ismiyle toplanmıştı. Toplantının konuşmacılarından biri AKP’nin 2011’de kaynak akıttığı belirtilen üniversite Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin İslâmî İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil İbrahim Kutluay olmuştu. Toplantıya Haznevi tarikatı adına Abdulgani Haznevi katılmış, islamcı liderleri ‘konuşmayı bırakıp toplumsal dönüşümü sağlamak için hareket etmeye’ çağırmıştı.

Toplantıdan önce Eyüp Camisi yakınlarında gerçekleştirilen ve laik eğitim yerine medrese eğitimini yaygınlaştırmanın yollarının tartışıldığı sempozyumun gündemini ise gerici Milat gazetesi yazarı Muhammed Özkılınç şöyle aktarıyor:

“Cumhuriyetin kurulmasının akabinde Tevhid-i tedrisat bahanesiyle medreseler ilga edilip tamamen yasaklandıktan sonra bu kurumlarda yetişmiş fedakar İslam alimleri 13 buçuk asır devam ede gelen Peygamber mirasının kendi dönemlerinde inkıtaa uğratılmasına razı olmamışlardır. Her türlü mezalime rağmen; samanlıklarda da mağaralarda da olsa, aç, susuz çıplak da kalsalar, büyük kahramanlıklar göstererek bu tedrisatı devam ettirmişlerdir. Yine bölgenin dinine sadık fedakar halkı da gerek evlatlarını bu kurumlara göndererek, gerekse kıtlığın, fakr-u zaruretin hakim olduğu o zor şartlarda kendi yemeğinden kısıp talebelere göndererek bu kurumların bir şekilde ayakta kalmasına destek olmuşlardır.”

5 MİLYON DOLARLIK MİRAS KAVGASI

Yönetiminin ve büyük servetinin Haznevi ailesinin tekelinde olduğu tarikatın içinde 2010 yılında yaşanan miras kavgasında, Şeyh Muhammed’in, Muhammed Muta’ya icazet verdiği hususunun yalan olduğu, ‘halifeliğin’ Muta’nın erkek kardeşi olan Muhammet Moutaa Haznevi’ye ait olduğu iddia edilmişti. İddialar tarikatın milyon dolarlara ulaşan mirasının kime kaldığı konusunda tartışma yaratmış, tarikat içinde bölünmelere neden olmuştu. Hatta Muhammed El Haznevi’nin 5 ve 6 yaşındaki 2 torununun, kendisini ’tarikat şeyhi’ olarak tanıtan amcaları Muhammet Moutaa Haznevi tarafından Suriye’den kaçırılıp Türkiye’ye getirildiği iddia edilmişti. Miras kavgasına konu olan servetin en az 5 milyon dolar olacağı söylenmişti.

Suriye, Türkiye ve Irak başta olmak üzere birçok ülkede binlerce müridi bulunan Nakşibendi Tarikatı’nın en yaygın kolu Halidiyye’nin şeyhi olan Muhammed El Haznevi’nin kazada ölümünün ardından şeyhlik için başlayan tartışma, 5 yıl aradan sonra miras kavgası ile yeni bir boyut kazandı. Hem Suriye, hem de Türkiye vatandaşlığına sahip olan Haznevi ailesi fertleri arasında başlayan tartışmalarda şeyhliğin, kazada kardeşi Muhammed ve damadı Abdulhalık’ı kaybeden Abdullah El Haznevi tarafından sürdürüleceği belirtilse de, tarikatın niceliksel olarak en güçlü kanadı Muhammed Muta Haznevi’yi, şeyh olarak kabul ediyor.

SÜLEYMAN SOYLU’YA YAKIN İSİM TARAFINDAN KARŞILANMIŞLAR

 

Suriye’de yaşanan cihatçı işgali bahane ederek Türkiye’ye geldiklerini iddia eden aileden Şeyh Abdullah Haznevi, önce Batman’a, daha sonra da annesinin ölümü üzerine Bitlis’e yerleşmişti. Batman’da, Haznevi’yi tarikat üyeleri ve AKP’li patronlar Zeki Gültekin ile Ziver Hamitoğlu karşılamıştı.

(Şeyh Abdullah Haznevi’yi Batman’da karşılayan AKP’li işadamı Ziver Hamitoğlu sırasıyla; Tayyip Erdoğan, Süleyman Soylu ve Binali Yıldırım ile)

Haznevi Tarikatı

Haznevi tarikatı, Nakşibendi’nin en yaygın kolu olarak bilinen Halidiyye ekolünden geliyor. Tarikatın kurucusu, Şah-ı Hazne adıyla bilinen Şeyh Ahmed Haznevi. Nakşibendi medreselerinde aldığı tarikat eğitiminden sonra Muhammed Ziyâüddîn Nurşînî tarafından ‘ilim öğretmek ve insanlara İslâmiyet’in emir ve yasaklarını anlatmak’ konusunda icazet verilerek, ‘halife’ ilan edildi. Ahmed Haznevi 1950 yılında ölünce, yerine sırasıyla Şeyh Masum, Şeyh Alaaddin, Şeyh İzzeddin ve Şeyh Muhammed Haznevi getirildi. Şeyh Muhammed, 2005 yılında Suudi Arabistan yolunda geçirdiği trafik kazası sonucu ölünce de; vasiyeti doğrultusunda Şeyh Muhammed Muta Haznevi ‘halife’ ilan edildi. Şeyh Muhammed’in icazeti ile ‘halife’ seçilen Şeyh Muhammed Muta, tarikatın kurduğu Haznevi Medresesi’nde yetiştirildi.

NAKŞİBENDİLERİN EN GÜÇLÜ KOLU

Nakşibendi tarikatının kollarından biri olan Suriye merkezli Haznevi’lerin Türkiye’deki yayın organı ‘İlim ve İrfan’ dergisinde, tarikat için şu ifadeler kullanılıyor:

“Tarikatların dallanıp budaklanmasında, bu kolları tesis eden mürşidlerin yaptığı içtihad ve tecdidler etkili olmuştur. Nakşibendiyye’yi köklü bir ağaca benzetirsek, kolları için de bu ağacın dalları diyebiliriz. Bu kollardan birisi, belki de günümüzdeki en güçlü olanı Hazneviyye tarikatıdır.”

gunlukbakis

gunlukbakis

2017 Temmuzunun ikinci yarısında başladığımız yayın hayatımızda, giderek yükselen bir grafik çizme hedefindeyiz....

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: