Üretmeden tüketim=İFLAS

Yangının ortasındayız. Ödeyebileceğimizin çok çok üzerinde borca sahibiz. Cumhurbaşkanı neden sürekli yurt dışında diye düşünüyordum. Hem de çok önemli bir seçim arefesinde.

Okuduğumuz kadarıyla Çin borç vermeyi reddetti. İngiltere de arkasını döndü. Vermediler çünkü teminat gösteremiyoruz. Merkez bankasında bulunan dolar rezervinin yalnızca %10 nu kullanabiliyoruz, çünkü geri kalanı borçlar karşılığında ipotekli.

Dolar ve euro yükseldikçe halkın üzerindeki ekonomik baskı da sürekli artıyor.

Allah, kitap,kuran,besmeleyle yapılan siyasetin belirleyici sonucu yükselen borç, yükselen faiz, sürekli artan maliyetler. Çiftçinin kullandığı mazotu hesaplasanız tarladaki maliyeti çıkarmanız için yeterli olur. Kuru fasulyeden samana, samandan canlı hayvana ve karkas ete varıncaya kadar aklınıza gelebilen ne varsa dışarıdan dolarla alındığına göre, doların artıyor olmasını önemseyemezsiniz.

Ben ekonomist değilim. Ekonomistlerin oturup açıklamaları gereken böylesi bir para karmaşasında suskun kalmaları da size günün deyimiyle manidar gelmiyor mu?

Hiç bir şey üretmeden sürekli satarak ayakta durulamayacağını böylece tüm dünyaya ispatlamış olduk. Şahlanan ekonominin! tepe üstü yere çakılışını 24 Haziran seçimlerinden sonra canımız yanarak yaşayıp göreceğimizi unutmadan, sağlıklı düşünmenizde yarar var.

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: