‘ZARRAB DAVASINI TATLIYA BAĞLAYALIM…’

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın Erdoğan ile yaptığı 3.5 saatlik sır görüşmeye dair öyle bir iddia ortaya atıldı ki… Saray kaynaklarına dayandırılan iddiaya göre Erdoğan, ABD’li Bakan’dan Zarrab davasının tatlıya bağlanmasını istemiş.
İşte eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün danışmanlarından Y. Çağ Yazarı Ahmet Takan’ın konuya ilişki yazısı: ” Zeytin Dalı Harekâtı’nda, Suriye’nin hava sahasını yer yer Türk savaş uçaklarına  açan Moskova’nın ani bir hamleyle Afrin’e Esad güçlerini sokma seçeneğini masaya  sürmesi… Afrin’de daha da gerginleşen hava… “Ne oluyor?”, “acaba Suriye dolayısıyla  İran ve Rusya ile de mi çatışmaya gireceğiz?” haklı soruları… Türkiye’deki iktidarın “sonuçları olur” uyarısı ve ardından Rusya ve İran’la  devam eden telefon diplomasisi… Ve dün öğle saatlerinde AKP Genel Başkanı R. Erdoğan’ın hem de zaman vererek (!)  “önümüzdeki günlerde Afrin şehir merkezi kuşatılacak” demesi… Giderek karmaşık hale gelen Suriye denklemi… Son sürat akıp giden iç ve dış  kaotik gündemde karanlıkta kalan bir dünya soru… Bu sorulara yanıt bulmak çok kolay!.. Aslında işin sırrı nerede biliyor  musunuz?.. 3 buçuk saatlik, sarayda gerçekleşen ve Dışişleri bürokrasisinin  her  zaman olduğu gibi devre dışı bırakıldığı ve ABD Dışişleri Bakanı Rex  Tillerson’un da kendi devlet geleneklerini bile devre dışı bırakarak yol  verdiği, Mevlüt Çavuşoğlu’nun tercümanlık görevini üstlendiği o görüşmede… O,  “sır görüşme” artık sır olmaktan çıktı!.. Hatırlarsanız, Tillerson’un  temaslarını  tamamlayıp Türkiye’den ayrılmasının hemen ardından 17 Şubat’ta  kaleme aldığım “Brüksel’de verilen dosyanın içinde neler var” başlıklı yazımızı,  “son tabloya Suriye ve Rusya nasıl karşılık verir?. Suriye ordusunun Afrin’e  dalma olasılığı nedir” şeklinde cevap içeren sorularıyla tamamlamıştık. O günden  bugüne geçen kısa süre içinde gelişmeler, yazıda verdiğimiz tüm perde arkası  bilgileri her zamanki gibi doğrular nitelikte oldu. Geriye de o 3 buçuk saatlik  gizemli görüşmenin kutusunu açmak kaldı. O, 3 buçuk saatlik görüşmenin perde  arkası ile ilgili olarak saray üst düzey kaynaklarından aldığım bilgileri şöyle  özetlemek mümkün; * Afrin’de güvenli bölge oluşturulması. Yani ABD’nin teklifine doğru gidiyoruz. * PKK/YPG’nin Fırat’ın doğusunda kalması. Saray kaynakları, bunu hem ABD’nin hem  de Türkiye’nin krizde zaman kazanması açısından ortak noktada buluşma olarak  yorumluyor!.. * ABD’nin Menbiç’den PKK/YPG’yi çekmesi. Menbiç’de kısmi bir bölgeye Türk  askerinin sokulması ve oranın ABD askeri ile birlikte kontrol altında tutulması. Saray kaynakları, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun tercümanlığını yaptığı  görüşmede, “ABD’ye Türkiye’de tek muhatabınız Erdoğan’dır. Artık başka bir yer  aramayın” mesajının gayet net şekilde verildiğinin iddiasındalar. Ve turpun en  büyüğü; O, 3 buçuk saatlik görüşmenin içerisine sonradan “Atilla” olan Zarrab Davası da  sığdırılmış. Saray kaynaklarının verdiği bilgilere göre, Erdoğan, Zarrab  hakkında kamuoyunda çok yakından bildiği görüşlerinde ısrarcı olmuş. Davaya,  yeni isimlerin eklenmemesi ve Halkbank’a verilecek sembolik bir ceza ile bu  işlerin tatlıya bağlanabileceği mesajlarını vermiş. Ya,  Tillerson’un tavrı ve  tepkisi ne olmuş?.. Muhterem, renk vermemiş sadece not almakla yetinmiş!..  Aldığı notların cevabının nasıl verileceğini, Afrin ve Menbiç üzerinden  göreceğiz… *** Esad, Zeytin Dalı Harekâtı’nın 2’nci haftasından itibaren PKK/YPG ile görüşme ve  pazarlıkları artırdı. İktidarın ABD ile girdiği yeni uzlaşma süreci Suriye ve  Rusya’nın tepkileri.. Ankara nasıl bakıyor?.. Başkentteki devlet koridorları  temkini elden bırakmıyor… Başta güvenlik bürokrasisi olarak devlet  katlarındaki havayı şöyle özetleyebilirim: “Esad,YPG’ye ‘silahlarınızı bırakın çıkın’ diyordu. Bu minvalde anlaşma öğleye  (Pazartesi) kadar gerçekleşmemişti. Eğer bu anlaşma olursa ‘siz silahlarınızı  olduğu yere bırakın, biz gelelim buraları kontrol altına alalım, siz de buradan  çıkın’ diyecek. Bunlar da Fırat’ın doğusuna gidecekler, başka gidecekleri yer  yok. Bunlar toplam da 10 bin kişiydi. 4 bin kişi kaçtı. Bin 500-2 bin ölü ve  yaralıları var. 3 bin 500-4 bin adamları kaldı. TSK ile savaşamıyorlar, buradan  çıkabilmek için istişare yapılıyor, yoksa ölecekler, bunu fark ettiler. Esad  oraya gelir, buradan çıkarlarsa amaç da orayı teröristlerden temizlemek odluğu  için sorun kalmaz.Bunu kim yaparsa yapsın.  ABD, Rusya ve İran’ın egemenliğini istemiyor. Esad’a artık sıcak bakıyor. Bütün  bu sorunlar üst üste konduğunda ayakları sağlam basan bir politika izlemeliyiz.  Suriye rejiminin silah bıraktırması doğrudur, ‘talebimiz, suça bulaşmış  insanların yargılanması gerekir’ diyecekler. Güveni ve diyalogu artırır. Nasıl  bir yol izlenecek bundan sonra  göreceğiz. Zeytin Dalı kapsamında görüştük, hava  sahasını açtılar. Tel Rifat’ta şu anda Suriye ordusu ile karşı karşıya kaldık,  Suriye ordusu kurşun sıkmadı. Bizim El Bab ile Afrin arasında güvenlik hattımız var. Biz, orada hastane  yaptık, orada yaşayan insanlardan zabıta oluşturduk, polisler oluşturduk,  belediye hizmetlerini organize ettik. Alt yapı çalışmaları yapıyoruz. Doktor  atıyoruz, orada gidip hastanede görev yapıyor. ‘Türkiye bizim evimizi yaparken  yanımızdaydı’  diyerek insanlar size karşı saldırıları, sıkıntıları engellemiş  olacağız. Bu işi böyle yapacağız. Bunu organize ediyoruz. Kobani ve Kamışlı’da  da bunu yapmak gerekirdi ama geç kalındı. Karşımızda bir güç oluşturduk. Artık  zor, oraya operasyona müsaade etmezler. Çok geniş bir alan. Orada en az 50 bin  PKK/YPG’li var. Afrin’deki gibi silahları yok, daha kapsamlı, orada işler daha  zordur. IŞİD’den aldığı silahlar var. Türkiye’ye vermeyecekler. Suriye rejim  güçlerine bu silahları verirlerse, teslim ederlerse, bir özerklikte anlaşılır.  Uçaksavardan, füzeye kadar bütün silahları var. ” Ankara, şu anda Suriye ile çatışma riskini düşük görüyor. Kafalardaki   bulanıklıkları netleştirmek için farklı kanallardan bilgiler aktardım. İnşallah,  fotoğrafı daha karmaşık hale getirmemişimdir!..

yuzdeyuzhaber

gunlukbakis

gunlukbakis

2017 Temmuzunun ikinci yarısında başladığımız yayın hayatımızda, giderek yükselen bir grafik çizme hedefindeyiz....

Ziyaretçilerimiz, yaptığı yorumlardan kendileri sorumludurlar.

%d blogcu bunu beğendi: